İstanbul, Bursa ve Erzurum’da 16 yıl boyunca dijital pazarlama, grafik ve video grafik alanlarında çalışan Yunus Erçikli (36) ile bilgisayar mühendisi ve sigortacı eşi Nurseda Erçikli (33), şehir hayatını geride bırakarak Erzurum’un kırsalında hayallerindeki çiftliği kurdu. Çift, şimdi sabahın ilk ışıklarıyla kalkıp süt sağıyor, doğal tereyağı ve peynir üretiyor.
Şehirden Köye Uzanan Yolculuk
Yunus Erçikli, dijital pazarlama sektöründe uzun yıllar kurumsal firmalara hizmet verdi. Ancak sürekli ekran karşısında geçen tempo ve şehir stresi, ona hayatın başka bir yerinde olduğunu hissettirdi. Eşi Nurseda da benzer bir tükenmişlik yaşıyordu. Çift, iki çocuklarıyla birlikte Erzurum’un köylerinden birinde, dededen kalma topraklarda yeni bir hayat kurmaya karar verdi. Kararın ardından tarım ve hayvancılık üzerine eğitimler aldılar, ardından da kolları sıvadılar.
Çift, şimdi 30 büyükbaş hayvana sahip. Günlük süt üretimi 100 litreyi buluyor. Bu sütün bir kısmını taze olarak satıyorlar, kalanını ise işleyerek tereyağı, peynir ve yoğurda dönüştürüyorlar. Erçikli, "Dijital pazarlamada başarılıydım ama içimde hep doğayla iç içe bir yaşam özlemi vardı. Şimdi her sabah hayvanlarımın böğürtüsüyle uyanıyorum. Bu, ekran başında geçirdiğim on yıllardan çok daha gerçek." diyor.
Üretimden Sofraya Tam Bir Değer Zinciri
Yunus ve Nurseda Erçikli, ürettikleri ürünleri doğrudan tüketiciye ulaştırmak için interneti de aktif kullanıyor. Dijital pazarlama deneyimlerini şimdi kendi işlerinde değerlendiriyorlar. Sosyal medya hesaplarından çiftliğin günlük yaşamını paylaşıyor, siparişleri online alıyorlar. Özellikle büyük şehirlerdeki müşterilere kargo ile taze tereyağı ve peynir gönderiyorlar.
Nurseda Erçikli, "Aslında şehirdeki insanlar doğal ürünlere çok aç. Biz de hem doğayla barışık bir yaşam sürüyoruz hem de sağlıklı ürünleri insanlarla buluşturuyoruz. Müşterilerimizin büyük kısmı İstanbul’dan, bir şekilde bizi buluyorlar." şeklinde konuşuyor. Çift, üretimde tamamen geleneksel yöntemleri benimsediklerini, hayvanları doğal otlakta beslediklerini ve herhangi bir katkı maddesi kullanmadıklarını vurguluyor.
Erzurum’un soğuk iklimi, zorlu koşullar doğuruyor. Ancak Erçikli çifti, bu durumu avantaja çevirmeyi başarmış. Yüksek rakımda yetişen aromatik bitkiler, hayvanların sütünün kalitesini artırıyor. Çift, kışın zorlu geçtiğini ancak dayanıklı hayvan ırkları seçerek ve iyi bir barınak planlaması yaparak bu sorunu aştıklarını belirtiyor.
Köyde Yeni Bir Başlangıç
Erçikli ailesi, kısa sürede köyün sosyal hayatına da uyum sağlamış. Çocukları köy okuluna başlamış. Yunus Erçikli, "Şehirde koşturmacadan çocuklarımızla yeterince ilgilenemiyorduk. Burada onlarla vakit geçiriyoruz, doğayı tanıyorlar, hayvanlarla iç içeler. Bu bizim için paha biçilemez." diyor.
Ekonomik olarak ise ilk başlarda şüpheyle karşılasalar da kısa sürede sürdürülebilir bir gelir elde ettiklerini söylüyorlar. Devletin genç çiftçi ve kırsal kalkınma desteklerinden de faydalanan aile, önümüzdeki dönemde tesislerini genişletmeyi ve bölgeye özgü ürünler geliştirmeyi planlıyor.