Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin İstanbul ayağında, 649 gaziye yönelik eylemlerde aktif rol alan 8'i firari 13'ü hükümlü 21 darbeci asker hakkında yeni bir dava açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların "terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme" suçuyla cezalandırılması talep ediliyor. Darbe gecesi İstanbul'daki kritik noktalarda görev alan askerler, sivil vatandaşlara yönelik saldırıların organizasyonunda bulunmakla suçlanıyor.
İddianamede yer alan suçlamalar
İddianameye göre, sanıklar darbe girişimi sırasında İstanbul'da köprü, havalimanı ve kamu binalarına yönelik saldırılarda görev aldı. Özellikle 15 Temmuz Köprüsü'nde sivil vatandaşların üzerine ateş açılması ve tanklarla ezilmesi olaylarında sanıkların emir ve talimat verdiği belirtiliyor. 649 gazinin ifadeleri doğrultusunda hazırlanan iddianamede, sanıkların örgüt içi hiyerarşide üst düzeyde yer aldığı ve sivil hedeflere yönelik planlamayı yaptıkları kaydediliyor. Ayrıca, sanıklardan bazılarının darbe girişiminden sonra yurt dışına kaçtığı ve halen firari olduğu ifade ediliyor.
Davanın önemi ve süreç
Bu dava, 15 Temmuz darbe girişiminin İstanbul ayağında sivil kayıplara neden olan eylemlerle ilgili olarak açılan en kapsamlı davalardan biri. 2016'dan bu yana FETÖ'ye yönelik yargılamalarda binlerce sanık yargılanırken, bu dosyada özellikle gazilere yönelik teşebbüs suçları üzerinde duruluyor. Sanıkların bir kısmı daha önce başka davalardan hüküm giymiş olsa da, bu dava kapsamında cezalarının ağırlaştırılması bekleniyor. Davanın önümüzdeki günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi planlanıyor.
15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye'de 251 kişinin hayatını kaybetmesine, 2 bin 734 kişinin ise yaralanmasına yol açmıştı. Olayların üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen, darbe girişimine ilişkin yargılamalar devam ediyor. Yaklaşık 300 bin kişi hakkında işlem yapılan FETÖ soruşturmalarında, örgütün devlet yapılanmasındaki izleri silinmeye çalışılıyor. Bu dava, darbe girişiminin unutulmaması ve hesap verilebilirliğin sağlanması açısından önem taşıyor.
Uzmanlar, FETÖ'nün 15 Temmuz sonrası tasfiyesine rağmen, örgütün yuvalandığı alanlarda hâlâ mücadele edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu dava, sivil vatandaşları hedef alan saldırıların faillerinin yargılanmasıyla toplumsal vicdanın rahatlatılmasına katkı sağlayabilir. Aynı zamanda, darbe girişimine karşı duran halkın iradesinin hukuk nezdinde teyit edilmesi açısından da sembolik bir değer taşıyor.