Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda vücuduna isabet eden şarapnel parçalarıyla yaralanan gazi Hasan Sarman, o gece yaşadıklarını ve darbe girişiminin engellenmesinin gururunu anlattı. Sarman, Türk milletinin iradesine sahip çıktığı o tarihi gecede, demokrasiye olan inancını bir kez daha tazeledi.
Sabiha Gökçen'deki direniş
Darbe girişimi gecesi Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bulunan Sarman, darbecilerin kontrolü ele geçirmeye çalıştığı sırada halkın direnişine katıldı. O anları "Havalimanında büyük bir kaos vardı. Darbeciler tanklarla ve silahlarla gelmişti. Halk ise onların karşısında durarak vatanına sahip çıktı" sözleriyle ifade eden Sarman, şarapnel parçalarının vücuduna isabet ettiği anı hala unutamadığını belirtti. Yaralanmasına rağmen direnişi bırakmayan Sarman, "Kanlar içinde kaldım ama asla pes etmedim. O gece herkes aynı duygularla mücadele ediyordu" dedi.
Gaziliğin gururu ve sorumluluğu
Vücudundan şarapnel parçaları çıkarılan Sarman, gazilik unvanının kendisine büyük bir sorumluluk yüklediğini vurguladı. "Gazilik sadece bir unvan değil, aynı zamanda bu vatan için verilen mücadelenin sembolüdür" diyen Sarman, genç nesillere 15 Temmuz ruhunu aktarmak için çeşitli etkinliklere katıldığını söyledi. O gece hayatını kaybeden şehitleri rahmetle anan Sarman, "Onların fedakarlıkları sayesinde bugün özgürce yaşıyoruz. Biz de aynı bilinçle hareket etmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Toplumsal hafızada 15 Temmuz
15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde demokrasiye yönelik en büyük tehditlerden biri olarak kayıtlara geçti. O gece binlerce vatandaş sokaklara dökülerek darbecilere karşı koydu. Resmi verilere göre 251 kişi şehit oldu, 2 bin 196 kişi yaralandı. Hasan Sarman gibi gaziler ise bu direnişin canlı tanıkları olarak toplumsal hafızanın korunmasında önemli rol oynuyor. Her yıl 15 Temmuz'da düzenlenen anma törenlerinde halk, demokrasi nöbetleriyle bu bilinci canlı tutuyor.
Bağımsız değerlendirme
15 Temmuz gazisi Hasan Sarman'ın hikayesi, sadece bir bireyin değil, tüm bir milletin demokrasiye olan bağlılığının öyküsüdür. Darbe girişiminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu tür tanıklıklar, toplumun darbelere karşı duyarlılığını diri tutmakta kritik öneme sahiptir. Sarman'ın yaşadıkları, demokrasinin kazanımlarının ne kadar kırılgan olduğunu ve gerektiğinde canla başla savunulması gerektiğini hatırlatmaktadır.