15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye cumhuriyeti tarihinin en kanlı darbe girişimiyle sarsılırken, darbecilerin en kritik hedeflerinden biri de medya kuruluşlarıydı. O gece televizyon ekranlarının susması, milletin haber alamaması ve bilgi akışının kesilmesi, darbenin başarıya ulaşması için hayati görülüyordu. Turkuvaz Medya Grubu’nun kaleme aldığı 'Bir Daha Asla' kitabı, o gece medya cephesinde yaşanan kahramanlık mücadelesini gün yüzüne çıkarıyor.
Darbecilerin İlk Hedefi: Medya
Darbe girişimi gecesi, Genelkurmay Başkanlığı’ndaki eylemlerin hemen ardından, darbeciler TRT, ATV, NTV gibi büyük medya kuruluşlarını ele geçirmeye çalıştı. TRT binasına el koyan darbe yanlısı askerler, spikeri dikte edilen bildiriyi okumaya zorladı. ATV ve Turkuvaz Medya ise hedefteydi. O gece Turkuvaz Medya çalışanları, yayını kesintisiz sürdürebilmek için büyük bir fedakarlık gösterdi. Darbeciler, binayı basmaya çalışırken, yayın akışını durdurmak için elektrik ve internet bağlantılarını kesmeye yeltendi. Ancak ekipler, jeneratörler ve alternatif hatlarla yayını sürdürdü.
O gece ekranların susması halinde, darbecilerin kontrolü tamamen ele geçirmesi ve halkın direnişe geçememesi muhtemeldi. Nitekim, darbecilerin Boğaz Köprüsü’nü kapatması ve tankların şehre inmesi, halkın çağrılarla sokağa çıkmasıyla püskürtüldü. Medya, bu çağrıların yapılmasında kilit rol oynadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın FaceTime üzerinden yaptığı ve ATV’den canlı yayınlanan konuşma, milletin direniş ateşini yaktı. O an ekranlarda bir kesinti olsaydı, belki de Türkiye çok daha ağır bir bedel ödeyecekti.
Bir Daha Asla: Medyanın Destanı
'Bir Daha Asla' kitabı, bu kritik mücadelenin perde arkasını detaylandırıyor. Turkuvaz Medya yöneticileri ve çalışanlarının o gece yaşadıkları, aldıkları güvenlik önlemleri ve yayını ayakta tutma çabaları anlatılıyor. Kitapta ayrıca, darbe girişimi sırasında medyada görev yapan gazetecilerin karşılaştığı tehditler ve baskılar da aktarılıyor. Örneğin, ATV’nin İstanbul’daki binasına silahlı askerlerin yaklaştığı anlarda, yayın odasındaki ekiplerin soğukkanlılığını koruyarak halka doğru bilgi aktarması, demokrasi adına atılmış büyük bir adım olarak kayıtlara geçti.
Kitap, sadece Turkuvaz Medya’nın değil, aynı zamanda diğer medya kuruluşlarının da o gece verdiği mücadeleyi belgeliyor. TRT’de darbecilerin bildirisini okumak zorunda kalan spikerlerin yaşadığı travma, NTV’nin yayınını kesintisiz sürdürme gayreti, medyanın demokrasiye bağlılığının simgesi oldu. Tüm bu yaşananlar, 'Bir Daha Asla' kitabında okuyucuya sunuluyor.
15 Temmuz gecesi, medyanın sadece haber verme işlevinin ötesinde, bir milletin kaderini etkileyebilecek kadar güçlü olduğunu gösterdi. Eğer o gece ekranlar kararmış olsaydı, darbecilerin başarılı olma ihtimali yüksekti. Bu nedenle, o gün medya çalışanlarının gösterdiği direniş, Türkiye için bir dönüm noktası oldu. 'Bir Daha Asla' kitabı, bu bilinci canlı tutmak ve gelecek nesillere aktarmak için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından demokrasisine sahip çıkarken, medyanın bu süreçte oynadığı rol unutulmamalı. O gece hayatını kaybeden şehitlerin yanı sıra, ekran başında cesurca yayın yapan gazeteciler de demokrasi mücadelesinin kahramanları arasında yerini aldı. Yaşananlar, özgür ve bağımsız bir medyanın bir ülke için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.