15 Temmuz 2016 gecesi, FETÖ’nün kanlı darbe girişimi sırasında minarelerden yükselen selalar, milletin direnişinin en önemli sembollerinden biri haline geldi. Ancak bu selalar, hainlerin hedefi olan imam ve müezzinler için adeta bir ölüm çağrısına dönüştü. Darbeci askerlerin yanı sıra FETÖ destekçisi siviller de sela okuyan din görevlilerine saldırarak ikinci bir cephe açtı. Ülke genelinde 60 civarında imam ve müezzin, bu saldırılarda yaralandı veya hayatını kaybetti.
Camilerden Yükselen Direniş Sesi
Darbe girişimi başladığında, birçok cami imamı ve müezzini, halkı meydanlara çağırmak için minarelere çıktı. Okunan selalar, tankların ve silahların sesine karşı bir direniş marşına dönüştü. Ancak FETÖ mensupları, bu sesi susturmak için harekete geçti. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere birçok şehirde, sela okuyan din görevlileri hedef alındı. Saldırılarda bazı imamlar ağır yaralanırken, bazıları şehit oldu.
FETÖ’nün Hedefindeki Din Görevlileri
15 Temmuz gecesi, FETÖ’nün hain planının bir parçası olarak, camilerdeki imam ve müezzinler bilinçli şekilde hedef seçildi. Darbeci askerlerin yanı sıra FETÖ’ye sempati duyan siviller de bu saldırılara katıldı. Olaylar sırasında cami avluları ve minareler adeta bir savaş alanına döndü. Din görevlileri, sadece selalarıyla değil, halkı bilinçlendirme çabalarıyla da darbecilere karşı durdu. Ancak bu cesur duruş, onları FETÖ’nün hedefi haline getirdi.
Unutulmayan O Gece: Saldırıların Boyutu
Resmi kayıtlara göre, darbe girişimi gecesi 60’a yakın imam ve müezzin saldırıya uğradı. Bunlardan bazıları hayatını kaybederken, birçoğu ağır yaralandı. Saldırılar sadece silahlı değil, aynı zamanda fiziksel şiddet ve linç girişimleri şeklinde gerçekleşti. FETÖ mensupları, camileri adeta birer kışlaya çevirerek din adamlarını susturmaya çalıştı. Ancak bu çabalar, milletin iradesini kıramadı. Selalar, o gece boyunca aralıksız okunmaya devam etti.
Bir Milletin Direnişi: Selaların Ardındaki Anlam
15 Temmuz, sadece askeri bir darbe girişimi değil, aynı zamanda bir milletin iradesine yapılan saldırıydı. Camilerden yükselen selalar, bu iradenin en güçlü sesi oldu. Bugün, o geceyi anarken, sela okuyan imamların fedakarlığını unutmamak gerekiyor. FETÖ’nün hedef aldığı bu din adamları, demokrasi ve milli iradeye sahip çıkmanın simgesi haline geldi. Onların mücadelesi, 15 Temmuz’un sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda bir inanç ve direniş destanı olduğunu gösteriyor.
Türkiye, 15 Temmuz gecesi yaşananları hafızasına kazırken, camilerde okunan selaların ve bu uğurda can veren imamların hikayesi, gelecek nesillere aktarılacak en önemli derslerden biri. FETÖ’nün hain planları, milletin birlik ve beraberliği karşısında başarısızlığa uğradı. O gece, minarelerden yükselen her sela, bir milletin yeniden doğuşunun habercisiydi.