Manisa’nın Demirci ilçesinde coğrafi işaret tescilli 138 yıllık ‘Figan-i Efendi Eriği’, taze nakliyedeki zorluklar nedeniyle kadınlar tarafından dört günde kurutularak yılın 12 ayı yurt içi ve yurt dışı pazarlara sunuluyor. İlaçsız ve tamamen doğal yöntemlerle işlenen erikler, uluslararası analiz raporlarıyla kalitesini kanıtlayarak dünya sofralarına ulaşıyor.
Dört Günde Kurutma Geleneği
Demirci ilçesine bağlı köylerde yaşayan kadınlar, asırlık yöntemlerle erikleri önce özenle topluyor, ardından güneşte dört gün süreyle kurutuyor. Bu süreçte hiçbir kimyasal madde veya koruyucu kullanılmıyor. Kurutulan erikler, hem lezzetini hem de besin değerini koruyarak paketleniyor. Kadınların el emeğiyle hazırlanan ürünler, coğrafi işaret belgesiyle tescillenmiş durumda.
Figan-i Efendi Eriği, adını 19. yüzyılda yaşamış bir ziraat ustasından alıyor. 138 yıllık geçmişi boyunca yöre halkının geçim kaynağı olan bu erik türü, kendine has aroması ve etli dokusuyla diğer erik çeşitlerinden ayrılıyor. Taze olarak nakliyesi zor olduğu için kurutma yöntemi, bölge ekonomisinin can damarı haline gelmiş.
İlaçsız Üretim ve Uluslararası Talep
Üreticiler, eriklerin hiçbir ilaçlama yapılmadan yetiştirildiğini ve kurutma aşamasında da doğallığın korunduğunu belirtiyor. Bu sayede ürün, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Orta Doğu ve Kuzey Amerika’da yoğun talep görüyor. Uluslararası laboratuvarlarda yapılan analizler, eriklerin vitamin ve mineral değerlerinin yüksek olduğunu, pestisit kalıntısı içermediğini ortaya koyuyor.
Demirci’deki kadın kooperatifleri, kurutulan erikleri modern tesislerde paketleyerek ihracata hazır hale getiriyor. Yıllık üretim miktarı 500 tonu aşan eriklerin büyük bölümü, yurt dışına gönderiliyor. Yurt içinde de aktarlarda ve organik ürün satan mağazalarda raflarda yerini alıyor. 12 ay boyunca satışta kalan ürün, özellikle kış aylarında bağışıklık güçlendirici özelliğiyle tercih ediliyor.
Kadın Emeği ve Bölgesel Kalkınma
Kurutma işleminin tamamına yakını kadınlar tarafından gerçekleştiriliyor. Sabahın erken saatlerinde toplanan erikler, özel kurutma bezleri üzerine seriliyor ve gün boyu güneşte bekletiliyor. Akşamları toplanan erikler, ertesi gün tekrar seriliyor. Bu dört günlük döngü, geleneksel bilgi ve deneyimle nesilden nesile aktarılıyor.
Kadınlar, bu iş sayesinde hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de bölgede istihdam yaratıyor. Kooperatifleşme sayesinde ürünlerini doğrudan alıcıya ulaştırabiliyor, aracıları devre dışı bırakarak daha fazla gelir elde ediyor. Demirci Belediyesi ve İlçe Tarım Müdürlüğü, coğrafi işaretin korunması ve tanıtımı için çeşitli projeler yürütüyor.
Gelecek Nesillere Aktarılan Miras
Figan-i Efendi Eriği, sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda kültürel bir miras. 138 yıllık geçmişiyle yöre halkının kimliğinin bir parçası. Son yıllarda artan organik ürün talebi, bu mirasın yaşatılmasını kolaylaştırıyor. Genç nesillerin de kurutma işine ilgi göstermesi, gelecek adına umut veriyor.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin erik üretimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Ancak dayanıklı ağaç yapısı ve geleneksel yöntemler, ürünün sürdürülebilirliğini destekliyor. Demirci’deki üreticiler, hem verimliliği artırmak hem de kaliteyi korumak için Ar-Ge çalışmalarına ağırlık veriyor.
Bu başarı hikayesi, yerel ürünlerin doğru pazarlama ve coğrafi işaret tesciliyle küresel pazarda nasıl rekabet edebileceğini gösteriyor. 138 yıllık lezzetin sırrı, kadınların elinde dört günde kuruyup dünyaya açılıyor. Bu model, diğer yöresel ürünler için de örnek teşkil ediyor.