Ağrı'da 2013 yılında kaybolan Nesim B.'nin dosyası, 13 yıl sonra yeniden açıldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklanırken, olayın aydınlatılması için 33 farklı kamera kaydı ve 220 saatlik görüntü incelendi. Kayıp şahsın ailesi yıllardır adalet beklerken, yeni gelişmeler umut verdi.
Dosya neden yeniden açıldı?
Nesim B., 15 Şubat 2013 tarihinde Ağrı'nın merkezinde iş yerinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. İlk soruşturmalarda herhangi bir iz bulunamazken, İçişleri Bakanlığı'nın kayıp dosyalarını yeniden değerlendirme çalışmaları kapsamında dosya tekrar ele alındı. Emniyet güçleri, 2023 yılında yapılan ihbar üzerine harekete geçti. İhbarı değerlendiren polis, 5 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin ifadelerinde çelişkiler tespit edilince, savcılık 3 kişi hakkında tutuklama kararı çıkardı. Tutuklananların, cinayeti planladıkları ve cesedi gizledikleri iddia ediliyor. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Dijital deliller ve kamera kayıtları
Olayın aydınlatılması için teknolojik imkanlardan yoğun şekilde yararlanıldı. 33 farklı güvenlik kamerasına ait 220 saatlik görüntü titizlikle analiz edildi. Görüntülerde, kayıp şahsın son görüldüğü anlar ve şüphelilerin o tarihteki hareketleri tespit edilmeye çalışıldı. Ayrıca telefon sinyal kayıtları ve sosyal medya hesapları da incelendi. Polis ekipleri, olayın yaşandığı bölgede geniş çaplı arama çalışması yürüttü. Ancak Nesim B.'nin cesedine henüz ulaşılamadı. Yetkililer, aramaların devam ettiğini ve yeni ihbarların değerlendirildiğini belirtti.
Ailenin tepkisi ve beklentiler
Nesim B.'nin ailesi, 13 yıl boyunca adalet arayışını sürdürdü. Aile avukatı, dosyanın yeniden açılmasından memnun olduklarını ancak katillerin ceza alması için daha fazla delil gerektiğini söyledi. Aile, tutuklamaları sevindirici bulurken, diğer şüphelilerin de adalet önüne çıkarılmasını talep ediyor. Öte yandan, kayıp şahsın eşi, yıllardır eşinin akıbetini bilmeden yaşadıklarını ve artık gerçekleri öğrenmek istediklerini ifade etti.
Bu dava, Türkiye'de kayıp kişi dosyalarının ne kadar karmaşık olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. 13 yıl gibi uzun bir süre sonra bile dosyanın kapanmaması, adalet sisteminin zaman aşımı konusunda esnek olması gerektiğini düşündürüyor. Uzmanlar, kayıp vakalarında dijital delillerin kritik rol oynadığını ve teknolojinin bu tür davaların çözümünde daha etkin kullanılması gerektiğini vurguluyor.