Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 1 milyon öğrencinin katıldığı sınavda, 13 yaşındaki çocuklara 'İslam'da evlilik' ile ilgili bir soru sorulması büyük tartışma yarattı. Sorunun, sınavın uygulandığı iki gün içinde sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte veliler ve eğitim sendikaları tepki gösterdi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmazken, sorunun sınavın hangi bölümünde yer aldığı ve kaç puan değerinde olduğu merak ediliyor.
Soru içeriği ve tepkiler
Paylaşımlara göre, öğrencilere yöneltilen soru, İslam hukukunda evlilik yaşı ve şartlarına ilişkin bir metin üzerinden kurgulanmıştı. Soruda, 'Aşağıdakilerden hangisi İslam'da evliliğin şartlarından biri değildir?' ifadesi yer alıyordu. Seçenekler arasında 'İzin belgesi', 'Veliden izin', 'İki şahit gibi kavramlar bulunuyordu.
Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Özer, yaptığı yazılı açıklamada, '13 yaşındaki çocuklara evlilikle ilgili soru sormak, onların bilişsel ve duygusal gelişimine uygun değildir. Bu tür konular, daha ileri yaş gruplarındaki müfredatın konusudur' dedi. CHP Milli Eğitim Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Aydın ise konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını belirtti.
Siyasi yankılar
Olay, kısa sürede siyasi partiler tarafından da eleştirildi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, '13 yaşındaki bir çocuğa evlilik sorusu sormak, pedagojinin sıfır noktasıdır. Bu soruyu hazırlayanların derhal hesap vermesi gerekir' ifadelerini kullandı. HDP Eğitim Komisyonu üyeleri de sınavdaki sorunun 'çocuk işçiliği' ve 'çocuk gelinler' konularıyla paralel olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
MEB yetkilileri, sorunun sınavdan çıkarılıp çıkarılmadığına dair net bir açıklama yapmazken, öğrenci ve velilerin sınav sonuçlarına itiraz için 15 günlük süreleri bulunuyor. Uzmanlar, sorunun özellikle dini referanslı bir müfredatın sınavlara yansıması konusunda endişeleri artırdığını vurguluyor.
Bu tartışma, LGS'nin yanı sıra Türkiye'de ortaöğretim müfredatının seküler ve bilimsel temelli mi olması gerektiği yönündeki eski bir tartışmayı da yeniden alevlendirdi. 2012 yılında zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması ve mesleki eğitimin teşviki ile başlayan süreç, din derslerinin ve imam hatip okullarının sayısındaki artışla devam etmişti. Bu kez LGS'de karşılaşılan soru, eğitim politikalarının içeriğine dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Eğitim alanında bağımsız bir değerlendirme yapan Pedagog Dr. Selin Yılmaz, 'Ergenlik çağındaki çocuklara evlilik gibi yetişkin yaşamına ait soyut kavramları sormak, onların düşünce dünyasını zorlayacağı gibi, yanlış bilgilenmeye de yol açabilir. Ayrıca bu tür sorular, çocukların aile içi rollerini sorgulamalarına ve psikolojik baskı hissetmelerine neden olabilir' dedi.