Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin mesleki eğitim sisteminde köklü bir dönüşüm başlatacak yeni bir modeli kamuoyuna açıkladı. Erdoğan, aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir'in de bulunduğu 7 ilde, 185 mesleki ön lisans programında öğrenim gören 120 bin öğrenci için İşletmede Mesleki Eğitim Modeli'nin hayata geçirileceğini belirtti. Bu modelle, yükseköğrenim sisteminin reel sektörün ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesi ve mezunların istihdam edilebilirliğinin artırılması hedefleniyor.
Modelin Kapsamı ve Uygulanacak İller
İşletmede Mesleki Eğitim Modeli, ilk etapta pilot iller olarak belirlenen 7 ilde uygulanacak. Bu iller arasında İstanbul, Ankara ve İzmir'in yanı sıra Bursa, Kocaeli, Gaziantep ve Konya yer alıyor. Program kapsamında 185 farklı mesleki ön lisans programı bulunuyor. Öğrenciler, teorik eğitimlerinin yanı sıra işletmelerde pratik eğitim alarak sektör deneyimi kazanacak. Model, meslek yüksekokullarında okuyan öğrencileri kapsayacak şekilde tasarlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Mesleki eğitimde yeni bir dönemi başlatıyoruz. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile gençlerimiz, eğitim süreçlerinin bir parçası olarak iş dünyasının içinde yer alacak. Böylece hem teorik bilgi hem de pratik beceri kazanacaklar. Bu model, ülkemizin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamada kritik bir adımdır" ifadelerini kullandı.
Reel Sektörle İş Birliği ve İstihdam Hedefleri
Yeni modelin en önemli ayaklarından biri, üniversiteler ile işletmeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi. Öğrenciler, eğitimlerinin belirli dönemlerinde anlaşmalı işletmelerde tam zamanlı veya yarı zamanlı olarak çalışacak. Bu süreçte öğrencilere hem akademik danışmanlar hem de işletme mentorları rehberlik edecek. Programın, mezuniyet sonrası istihdam oranlarını önemli ölçüde artırması bekleniyor. İş dünyası temsilcileri de modeli olumlu karşılayarak, nitelikli ara eleman bulma sorununa çözüm olacağını belirtiyor.
Mesleki eğitim uzmanları, bu tür modellerin genç işsizliğini azaltmada etkili olduğunu vurguluyor. Türkiye'de genç işsizlik oranının yüksek seyretmesi, mesleki eğitimin önemini daha da artırıyor. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli'nin, öğrencilere mezuniyet öncesi iş deneyimi kazandırarak onları iş piyasasına daha donanımlı bireyler olarak hazırlaması amaçlanıyor. Ayrıca, işletmelerin kendi kültürlerine uygun personel yetiştirmesi ve işe alım maliyetlerini düşürmesi de hedefler arasında.
Uygulama Takvimi ve Beklentiler
Modelin 2025-2026 eğitim öğretim yılından itibaren kademeli olarak devreye alınması planlanıyor. İlk yıl 120 bin öğrenciyi kapsayacak programın, önümüzdeki yıllarda tüm mesleki ön lisans programlarına yaygınlaştırılması öngörülüyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, modelin altyapısını oluşturmak için ortak çalışmalar yürütüyor. Üniversiteler, işletmelerle protokoller imzalayarak öğrenci yerleştirme süreçlerini koordine edecek. Ayrıca, öğrencilere belirli bir ücret veya burs desteği sağlanması da değerlendiriliyor.
Modelin başarısı, işletmelerin katılım düzeyine ve kamu kurumlarının etkin koordinasyonuna bağlı. Öğrencilerin sigorta primleri, iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı güvence altına alınacak. İşletmelere, istihdam ettikleri öğrenci sayısına göre vergi indirimi veya teşvik verilmesi gibi desteklerin sağlanması da gündemde. Bu tür teşvikler, özel sektörün programa ilgisini artırabilir.
Değerlendirme
Türkiye'nin mesleki eğitimdeki yapısal sorunları uzun yıllardır tartışılıyor. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli, teori ve pratiği birleştirerek bu sorunlara çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Ancak, programın sürdürülebilirliği için işletmelerin gönüllü katılımı, öğrencilere sağlanacak maddi destekler ve kalite güvence mekanizmaları kritik önemde. Eğer doğru kurgulanırsa, bu model gençlerin istihdamını artırarak ekonomik büyümeye katkı sağlayabilir. Aksi halde, kâğıt üzerinde kalan bir uygulama olma riski bulunuyor. Önümüzdeki dönemde, pilot illerden gelecek sonuçlar modelin geleceğini belirleyecek.