Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÖDER) Genel Sekreteri Suay Karaman hakkında, 11 yıl önce sosyal medyada yaptığı bir paylaşım gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla dava açıldı. Karaman'ın avukatı, suç duyurusunun zamanaşımı süresi içinde yapılmadığını ve paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek davanın düşmesi gerektiğini savunuyor. Dava, sosyal medya paylaşımlarının yıllar sonra dahi yargıya taşınabildiğini göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Olayın Geçmişi ve Dava Süreci
Suay Karaman'ın 11 yıl önce kişisel Twitter hesabından yaptığı belirtilen bir paylaşım, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı tarafından suç duyurusuna konu edildi. İddiaya göre paylaşımda Cumhurbaşkanı'na yönelik eleştirel ifadeler yer alıyordu. Suç duyurusunun ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sonucunda Karaman hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla iddianame düzenlendi. Dosya, Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Karaman'ın avukatı, müvekkilinin paylaşımının üzerinden 11 yıl geçtiğini, Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğunu öne sürdü. Avukat, ayrıca paylaşımın içeriğinin siyasi eleştiri sınırları içinde kaldığını ve Anayasa'nın 26. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlk duruşma tarihi henüz açıklanmadı.
İfade Özgürlüğü Tartışmaları ve Benzer Davalar
Türkiye'de son yıllarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan "Cumhurbaşkanına hakaret" davaları sıkça gündeme geliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'de bu suçlamayla yargılanan kişilerin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine dair çok sayıda karar verdi. AİHM, özellikle siyasi eleştiri içeren paylaşımların cezalandırılmasının demokratik toplum düzenine aykırı olduğunu vurguluyor. Öte yandan, Türk yargısı, Cumhurbaşkanı'na yönelik eleştirilerin "hakaret" sınırını aştığı gerekçesiyle mahkumiyet kararları verebiliyor.
Suay Karaman, akademisyen kimliğiyle tanınıyor ve TÖDER'in genel sekreterliğini yürütüyor. Dernek, daha önce de çeşitli siyasi ve toplumsal konularda açıklamalar yapmıştı. Karaman'ın bu dava nedeniyle dernek çalışmalarını nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor. Karaman, konuyla ilgili henüz kamuoyuna bir açıklama yapmadı.
Zamanaşımı ve Hukuki Boyut
Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" suçu için öngörülen ceza, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası. Ancak suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresi bulunuyor. Karaman'ın paylaşımının üzerinden 11 yıl geçtiği için avukatı zamanaşımı itirazında bulunuyor. Hukukçular, sosyal medya paylaşımlarında zamanaşımının ne zaman başladığı konusunda farklı görüşler olduğunu belirtiyor. Yargıtay içtihatlarına göre, paylaşımın yapıldığı tarih esas alınıyor. Bu durumda davanın düşmesi bekleniyor. Ancak savcılık, paylaşımın "teşhir" suretiyle işlendiğini ve her erişimde suçun yenilendiğini öne sürebilir.
Dava, sosyal medya kullanıcıları için de uyarı niteliği taşıyor. Yıllar önce yapılan paylaşımların silinmiş olsa dahi arşivlerde kalabildiği ve yargıya delil olarak sunulabildiği biliniyor. Bu tür davalar, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açıyor. Karaman'ın davası, Türkiye'de adalet sisteminin siyasi eleştiriye yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serecek.