10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde meydana gelen ve 103 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıya ilişkin soruşturmada, kamu görevlileri hakkında ikinci kez takipsizlik kararı çıktı. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, katliamda ihmali bulunduğu iddia edilen kamu personeli için 'soruşturma yapılmasına yer olmadığına' (SYOK) hükmetti. Karar, 10 Ekim Katliamı Davası Avukat Komisyonu tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Soruşturma süreci ve takipsizlik kararı
Komisyon tarafından yapılan açıklamaya göre, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Ekim 2015 tarihindeki terör saldırısında güvenlik zafiyeti ve ihmal olduğu iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, kamu görevlileri hakkında ikinci kez 'soruşturma yapılmasına yer olmadığına' karar verdi. İlk takipsizlik kararı 2019 yılında alınmış, ancak itiraz üzerine Danıştay tarafından bozulmuştu. Bozma kararının ardından yeniden başlatılan soruşturma, aynı sonuçla kapandı.
Avukat Komisyonu, kararda özellikle 'görevi ihmal' suçlamaları yönünden zamanaşımı süresinin dolduğuna dikkat çekildiğini belirtti. Komisyon, bu gerekçeyi hukuki olarak kabul etmediklerini ve karara itiraz edeceklerini duyurdu. İddialara göre, dönemin emniyet müdürleri ve istihbarat birimleri, saldırı öncesinde alınması gereken önlemleri almamakla suçlanıyor.
Katliamın arka planı ve hukuki mücadele
10 Ekim 2015'te, Ankara Garı önünde 'Emek, Barış, Demokrasi' mitingi için toplanan kalabalığa yönelik iki bombalı saldırı düzenlenmiş, 103 kişi hayatını kaybetmiş, 500'den fazla kişi yaralanmıştı. Saldırıyı IŞİD üstlenmiş, ancak kamu görevlilerinin ihmali olduğu iddiasıyla uzun süredir hukuki mücadele sürüyor.
Davaya bakan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 36 sanık yargılanırken, kamu görevlileri hakkında ayrı bir soruşturma yürütülüyordu. Ancak bu soruşturma kapsamında daha önce de takipsizlik kararı verilmiş, Danıştay'ın bozma kararı sonrası yeniden başlatılan süreç yine takipsizlikle sonuçlanmıştır. Komisyon, bu kararın adalet duygusunu zedelediğini ve katliamın aydınlatılması önünde bir engel olduğunu ifade etti.
Bağımsız hukukçular, bu tür kararların kamu vicdanında yaralar açtığını ve faillerin yanı sıra ihmali olan kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiğini vurguluyor. Olayın üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen adaletin tam olarak sağlanamaması, toplumda derin bir hayal kırıklığı yaratmaktadır.