İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından başlayan protesto eylemlerinde sıkça çalınan 'Yiğidim Aslanım' şarkısının bestecisi Zülfü Livaneli, YENİ Parti'ye çağrıda bulunarak şarkının artık çalınmamasını istedi. Livaneli, yaptığı yazılı açıklamada, eserinin siyasi bir simge haline getirilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Livaneli: 'Şarkıyı siyasi amaçlarla kullanmayın'
Zülfü Livaneli, açıklamasında 'Yiğidim Aslanım'ın kendisi için özel bir yeri olduğunu ancak son günlerde yaşanan olaylarda sürekli çalınmasının şarkının anlamını zedelediğini vurguladı. Livaneli, "Bu şarkıyı yazarken hiçbir siyasi parti veya grubu hedef almamıştım. Şimdi YENİ Parti'nin mitinglerinde sürekli çalınması, eserimin araçsallaştırılması anlamına geliyor. Artık çalmayın" ifadelerini kullandı.
Livaneli'nin bu açıklaması, sanatçının eserlerinin siyasi amaçlarla kullanılmasına yönelik tutarlı duruşunu bir kez daha ortaya koydu. Daha önce de benzer durumlarda eserlerinin izinsiz kullanımına karşı çıkan Livaneli, telif haklarına ve sanatsal bütünlüğe verdiği önemi yineledi.
YENİ Parti'den henüz bir yanıt yok
Zülfü Livaneli'nin çağrısına YENİ Parti cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Parti yetkilileri, konuyla ilgili olarak ilerleyen saatlerde bir açıklama yapabileceklerini belirtti. Öte yandan, İmamoğlu'nun gözaltına alınması sonrası başlayan eylemlerde 'Yiğidim Aslanım' şarkısının yanı sıra birçok farklı müzik eseri de çalınıyor.
Sanat camiasından bazı isimler, Livaneli'nin haklı olduğunu savunurken, bazıları ise şarkının halkın duygularına tercüman olduğunu ve bu tür kullanımların doğal olduğunu dile getirdi. Tartışma, sanatın siyasetle ilişkisi bağlamında geniş yankı uyandırdı.
Şarkının geçmişi ve siyasi kullanımı
'Yiğidim Aslanım', Zülfü Livaneli'nin 1970'li yıllarda bestelediği ve sözlerini yazdığı bir türkü. Şarkı, o dönemden bu yana birçok siyasi hareket ve toplumsal olayda dillendirildi. Ancak Livaneli, eserinin hiçbir zaman belirli bir partinin propaganda aracı olmadığını savunuyor. Sanatçı, 12 Eylül döneminde de eserlerinin yasaklandığını ve bu tür müdahalelere karşı olduğunu hatırlattı.
Uzmanlar, sanat eserlerinin siyasi amaçlarla kullanılmasının etik boyutunu tartışırken, telif hakları açısından da sanatçının izni olmadan eserlerin çalınmasının yasal sorunlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Livaneli'nin bu çıkışı, sanatçı hakları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor.
Sonuç: Sanat ve siyaset arasındaki ince çizgi
Zülfü Livaneli'nin 'Yiğidim Aslanım' ricası, sanatın siyasi alanda nasıl kullanılması gerektiğine dair önemli bir tartışmayı başlattı. Bir yanda sanatçının eserinin bütünlüğünü koruma hakkı, diğer yanda toplumsal hareketlerin duygusal ifade aracı olarak müziği kullanma pratiği var. Livaneli'nin çağrısı, bu dengeyi yeniden düşünmeye davet ediyor. YENİ Parti'nin nasıl bir yanıt vereceği ve eylemlerde şarkının çalınmaya devam edip etmeyeceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.