Zimbabve'de iktidar krizi derinleşiyor. Devlet Başkanı Emmerson Mnangagwa (83), görev süresini 2028'den 2030'a uzatan ve cumhurbaşkanının doğrudan halk oyu yerine parlamento tarafından seçilmesini öngören yasayı imzalayarak iktidarda kalmasının önünü açtı. Parlamentodan geçen düzenleme, ülkede demokrasi tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Yasa ne getiriyor?
Cumhurbaşkanlığı süresini 5 yıldan 2 yıla indiren ancak Mnangagwa'ya mevcut dönemini tamamlama ve ardından 2030'a kadar iktidarda kalma imkanı tanıyan yasa, ayrıca cumhurbaşkanı seçimini de değiştiriyor: Artık halk değil, milletvekilleri başkanı seçecek. Muhalefet bu düzenlemeyi "iktidar gaspı" olarak nitelendirirken, sivil toplum örgütleri yasanın anayasaya aykırı olduğunu savunuyor.
Mnangagwa'nın hamlesi
1980'de bağımsızlıktan bu yana Robert Mugabe ve Mnangagwa yönetiminde olan Zimbabve'de iktidar partisi ZANU-PF, bu yasayla Mnangagva'nın 2028'deki seçim endişesini ortadan kaldırmayı hedefliyor. Parti içinde de Mnangagwa'nın yerine geçmek isteyenler bulunuyor. Yasa, Mnangagwa'ya ek olarak partinin 2028'deki kongre öncesinde rakiplerini saf dışı bırakma imkanı veriyor.
Ekonomik krizle boğuşan ülkede enflasyon yüzde 500'ü aşarken, işsizlik ve yolsuzluk halkın en büyük şikayetleri arasında. Mnangagwa'nın bu hamlesi, ülkedeki demokratik kurumlara olan güveni daha da zedeledi. Muhalefet lideri Nelson Chamisa, "Zimbabve halkının iradesi yok sayılıyor. Bu yasa kabus gibi" dedi.
Bölgesel ve uluslararası tepkiler
Afrika Birliği ve Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC), yasayı endişeyle karşılarken, ABD ve AB'den "demokratik gerileme" uyarısı geldi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ise Zimbabve'deki durumu yakından izliyor.
Mugabe döneminde de benzer anayasa değişiklikleri yapılmış, ancak hiçbiri bu kadar doğrudan iktidar süresine odaklanmamıştı. Uzmanlar, bu yasanın Zimbabve'de otoriterleşmeyi pekiştirdiğini ve bölgedeki diğer ülkelere kötü örnek olabileceğini belirtiyor.
Zimbabve'de 2023 seçimlerinin ardından yaşanan şiddet olayları ve muhalefet üyelerine yönelik baskılar, Mnangagwa yönetiminin demokrasi karnesini zaten zayıflatmıştı. Yeni yasa, ülkede hukukun üstünlüğü ve seçim güvenliği konusundaki endişeleri artırıyor. Bağımsız gözlemciler, bu düzenlemenin Zimbabve'yi daha da derin bir siyasi krize sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.