Zeytin ve zeytinyağı sektöründe yeni sezon hazırlıkları sürerken üreticiler, artan maliyetler ve kaldırılan devlet destekleri nedeniyle endişelerini dile getiriyor. Türkiye'nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Aydın, Manisa ve İzmir'de üreticiler, girdi fiyatlarındaki yükselişin karlılığı ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtiyor. Özellikle gübre, mazot ve işçilik maliyetlerindeki artış, üreticilerin gelecek sezona yönelik planlarını zorlaştırıyor. Sektör temsilcileri, hükümetin daha önce uyguladığı prim desteklerinin geri getirilmesini talep ediyor. İhracatçılar ise maliyet baskısının yanı sıra artan rekabet nedeniyle gelir kaybı yaşadıklarını ifade ediyor.
Üreticilerden destek çağrısı
Ege Bölgesi'nde faaliyet gösteren zeytin üreticileri, kaldırılan prim desteklerinin yeniden hayata geçirilmesini istiyor. Üreticiler, kilogram başına verilen desteğin kaldırılmasının ardından maliyetlerin altından kalkmakta zorlandıklarını söylüyor. Aydın'dan bir üretici, "Geçen yıl desteğin kesilmesiyle birlikte gelirimiz yarı yarıya düştü. Şimdi de gübre ve mazot fiyatları yüzde 30-40 arttı. Bu şartlarda üretim yapmak imkansız hale geliyor" dedi. Manisa'da üreticiler, topladıkları zeytinleri fabrikalara taşımanın bile ciddi bir maliyet oluşturduğunu belirterek, acil bir destek paketi beklediklerini ifade ediyor.
İhracatçıların maliyet endişeleri
Zeytinyağı ihracatçıları da benzer sorunlarla karşı karşıya. İhracatçı birliklerinden alınan bilgilere göre, küresel rekabette fiyat avantajını kaybeden Türk zeytinyağı, İspanya ve İtalya gibi rakiplerinin gerisinde kalıyor. Bir ihracatçı firma yetkilisi, "Maliyetlerimiz yükseldikçe fiyatlarımızı da yükseltmek zorunda kalıyoruz. Bu durumda dış pazardaki payımız azalıyor. Ayrıca navlun ve lojistik maliyetleri de cabası" dedi. Sektörde, devletin ihracatçılara yönelik teşvikleri artırması gerektiği görüşü hakim.
Belirsizlik sektörün geleceğini tehdit ediyor
Uzmanlar, belirsizliğin sürmesi halinde zeytin ve zeytinyağı sektöründe kalıcı üretim kayıpları yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Ege Bölgesi'ndeki zeytin ağaçlarının yaşlandığı ve yeni dikimlerin yetersiz kaldığı belirtiliyor. Zeytinyağı üreticileri, sektörde sürdürülebilirliğin sağlanması için uzun vadeli bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Bu kapsamda, girdi maliyetlerini düşürecek yatırımların teşvik edilmesi ve üreticiye doğrudan destek verilmesi öneriliyor.
Öte yandan tüketici cephesinde ise zeytinyağı fiyatlarındaki yükseliş endişe yaratıyor. Market raflarında etiket fiyatları geçen yıla göre yüzde 20-25 arttı. Tüketici dernekleri, fiyat artışlarının enflasyonu beslediğini belirterek, hükümetin piyasaya müdahale etmesini istiyor. Ancak şu aşamada somut bir adım atılmış değil.
Zeytin ve zeytinyağı sektörü, Türkiye ekonomisi için stratejik öneme sahip. 2023 verilerine göre, Türkiye yıllık ortalama 1.5 milyon ton zeytin üretirken, bunun yaklaşık 200 bin tonu zeytinyağı olarak değerlendiriliyor. Sektör, 500 binin üzerinde aileye geçim kaynağı sağlıyor. Yaşanan belirsizlik, yalnızca üreticileri değil, aynı zamanda tarıma bağlı tüm yan sektörleri de etkiliyor. Sektörün geleceği, devletin atacağı adımlara bağlı görünüyor.