Artan enflasyon ve eriyen ücretler nedeniyle vatandaşın öfkesi, market ve mağaza çalışanlarına yöneliyor. Raf düzenleyen, kasa işleten emekçiler; sözlü taciz, psikolojik baskı ve hatta fiziksel şiddete maruz kalıyor. DİSK Sosyal İş Mağaza ve Market İşçileri Komisyonu, bu tabloya karşı kapsamlı bir farkındalık kampanyası başlatmaya hazırlanıyor. Komisyon, hem işçilerin yaşadığı mağduriyeti görünür kılmayı hem de toplumda empatiyi artırmayı hedefliyor.
Şiddetin Boyutları: Sözlü Saldırıdan Fiziksel Şiddete
Market çalışanları, özellikle son bir yılda artan zamlar sonrası müşterilerin öfkesini doğrudan kendilerine yönelttiğini belirtiyor. "Fiyatları biz belirlemiyoruz" demelerine rağmen, tehdit ve hakaretlere maruz kaldıklarını ifade eden işçiler, sosyal medyada da hedef gösterildiklerini aktarıyor. Bir market çalışanı, "Bir müşteri kasadaki ürünün fiyatından dolayı üzerime yürüdü, güvenlik müdahale etmek zorunda kaldı" diyerek yaşadığı korkuyu dile getiriyor. DİSK Sosyal İş Komisyonu’nun yaptığı ön değerlendirmeye göre, her dört market çalışanından biri son bir yılda en az bir kez sözlü veya fiziksel şiddete uğramış durumda.
DİSK Sosyal İş'ten Kampanya: "Öfke Doğru Adresi Bulmalı"
DİSK Sosyal İş Mağaza ve Market İşçileri Komisiyonu, bu sorunu çözmek için harekete geçti. Komisyon, işçilere yönelik şiddet ve sosyal medya linçine karşı farkındalık kampanyası başlatacak. Kampanyanın ana mesajı, "Zammın öfkesi yanlış adrese yönelmesin" olacak. Komisyon yetkilileri, tüketicilerin haklı fiyat tepkilerini, işçilere değil; yetkililere, üreticilere ve zincir mağaza yönetimlerine iletmeleri gerektiğini vurguluyor. Aynı zamanda işverenlere de çağrıda bulunan komisyon, çalışanların güvenliğini sağlamak için acil önlemler alınmasını istiyor. Bu kapsamda, marketlere güvenlik görevlisi yerleştirilmesi, çalışanlara öfke yönetimi eğitimi verilmesi ve psikolojik destek hatlarının kurulması talep ediliyor.
Ekonomik Krizin Günah Keçileri: Emekçiler
Son bir yılda temel gıda fiyatlarında yaşanan yüzde 100'ü aşan artışlar, vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdü. TÜİK verilerine göre enflasyon yıllık bazda yüzde 70'e ulaşırken, bağımsız enflasyon ölçümleme platformları bu rakamın yüzde 120'nin üzerinde olduğunu belirtiyor. Bu tabloda marketler, fiyat artışlarının ilk görüldüğü yerler olarak öne çıkıyor. Ancak ne fiyat etiketlerini hazırlayan ne de kasa önünde oturan işçilerin bu artışlarda bir rolü yok. Uzmanlar, ekonomik krizin yarattığı öfkenin, güçsüz kesimlere yönelmesinin tipik bir yansıması olduğuna dikkat çekiyor. Toplumsal psikolojide "günah keçisi" olarak adlandırılan bu durum, en kırılgan çalışan gruplarını hedef alıyor.
DİSK Sosyal İş Komisyonu başlatacağı kampanya ile bu döngüyü kırmayı hedefliyor. Kampanya kapsamında sosyal medya videoları, işyeri afişleri ve yerel basın bültenleri hazırlanacak. Ayrıca konuya dair bir rapor da kamuoyu ile paylaşılacak. Komisyon, "Şiddet hiçbir sorunu çözmez" diyerek tüm taraflara sağduyu çağrısında bulunuyor.
Çözüm İçin Ortak Akıl
Bu sorunun çözümü, yalnızca kampanyalarla değil, ekonomik politikaların gözden geçirilmesiyle mümkün olacaktır. Fiyat artışları karşısında vatandaşın alım gücünü koruyacak önlemler alınmadığı sürece, öfkenin adresi hep yanlış olacak. Market çalışanları, bu krizin asıl yükünü çeken kesimlerden biri olarak hem düşük ücretlerle boğuşuyor hem de müşterilerin gazabına maruz kalıyor. Bu tablo, toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha gösteriyor. Umarız ki bu kampanya, hem işçilerin yaşadığı zorlukları görünür kılar hem de hepimizin daha empatik bir toplum olmasına katkı sağlar.