Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, Türkiye'ye yönelik plastik atık ithalatının artarak devam ettiğini belirterek, bu durumun çevre felaketlerine yol açtığını söyledi. Mersin sahilinde tespit edilen mikroplastik kirliliğine ve son üç yılda geri dönüşüm tesislerinde çıkan 372 yangına dikkati çeken Aslan, 'Plastik ve karışık atık ithalatı tamamen durdurulmalı, mevcut tesisler sıkı denetime tabi tutulmalıdır' dedi.
Plastik Atık İthalatındaki Artış ve Çevresel Sonuçları
Aslan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin son yıllarda Avrupa ülkelerinden gelen plastik atıklar için bir çöplük haline getirildiğini ifade etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında Türkiye'ye 800 bin tonun üzerinde plastik atık ithal edildiğini hatırlatan Aslan, bu rakamın 2019'a göre yüzde 30 arttığını kaydetti. 'Bu atıkların büyük kısmı geri dönüştürülmek yerine doğaya ve denizlere karışıyor. Mersin'deki mikroplastik kirliliği buzdağının görünen yüzü' dedi.
Geri Dönüşüm Tesislerinde Yangınlar ve Denetim Eksikliği
Aslan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren geri dönüşüm tesislerinde son üç yılda 372 yangın çıktığını belirterek, bu yangınların çoğunun yetersiz altyapı ve denetimsizlikten kaynaklandığını söyledi. 'Bu tesisler, yangın güvenliği önlemleri olmadan çalışıyor. Ayrıca çevre lisansları olmadan atık işleyen çok sayıda kayıt dışı tesis mevcut. Bakanlık bu tesisleri denetlemiyor' ifadelerini kullandı. Aslan, yangınların hem çevreye hem de insan sağlığına ciddi tehdit oluşturduğunu, bu nedenle ivedilikle önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Çözüm Önerileri ve Partisinin Politikası
Zafer Partisi olarak çevre ve atık yönetimi konusunda kapsamlı bir politika hazırladıklarını belirten Aslan, şu önerileri sıraladı: 'Öncelikle plastik ve karışık atık ithalatı tamamen yasaklanmalıdır. Yerli geri dönüşüm sanayii teşvik edilmeli ve modernize edilmelidir. Tüm tesisler çevrimiçi izleme sistemleriyle denetlenmeli, yangın güvenliği standartları getirilmelidir. Ayrıca atık ithalatına ilişkin şeffaf bir veri tabanı oluşturulmalı, kamuoyu düzenli olarak bilgilendirilmelidir.' Aslan, bu adımların Türkiye'nin çevre karnesini düzelteceğini ve sağlıklı bir gelecek için şart olduğunu sözlerine ekledi.
Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ'ın da konuya ilişkin daha önce yaptığı açıklamalarda 'Türkiye, Avrupa'nın çöplüğü değildir' dediğini hatırlatan Aslan, partisinin bu konudaki kararlılığını yineledi. Türkiye'nin atık ithalatını durdurarak hem çevresini hem de ekonomisini koruyabileceğini belirten Aslan, 'Plastik atık ithalatına son verilmesi, aynı zamanda yerli geri dönüşüm endüstrisinin gelişmesine de katkı sağlayacaktır' dedi.
Çevre örgütleri de Aslan'ın açıklamalarına destek verdi. Yeşil Barış Derneği sözcüsü, 'Plastik atık ithalatı, gelişmekte olan ülkeler için büyük bir sorun. Türkiye'nin bu konuda adım atması sevindirici. Ancak somut adımların bir an önce atılması gerekiyor' değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan, atık ithalatının tamamen durdurulması durumunda geri dönüşüm sektöründe iş kayıpları yaşanabileceği endişesi de dile getiriliyor.
Konuya ilişkin değerlendirme yapan çevre hukuku uzmanı Prof. Dr. Ayşe Demir, 'Türkiye'nin atık ithalatını durdurması, uluslararası ticaret anlaşmaları ve AB müktesebatı açısından tartışmalara yol açabilir. Ancak çevre sağlığı ve kamu yararı önceliklendirilmelidir. Hükümetin bu konuda dengeli bir politika izlemesi gerekiyor' şeklinde konuştu. Uzmanlar, atık ithalatının durdurulmasının yanı sıra, mevcut tesislerin modernize edilmesi ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu plastik atık ithalatı ve buna bağlı çevre sorunları, siyasi partilerin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Zafer Partisi'nin bu konudaki çıkışı, diğer partilerin de konuya eğilmesini sağlayabilir. Çevre bilincinin arttığı günümüzde, atık yönetimi politikalarının gözden geçirilmesi ve sürdürülebilir çözümler üretilmesi kaçınılmaz görünüyor.