Zafer Partisi Rize İl Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, Pazar ilçesine bağlı Balıkçı Köyü'nde kafes balıkçılığı projesine karşı yaklaşık üç aydır nöbet tutan köylülere jandarma müdahalesinin ardından açıklamalarda bulundu. Aslan, "Zafer Partisi olarak daha önce de ziyaret ettiğimiz Balıkçı Köyü halkının mücadelesini takip ediyoruz. Bugün yaşanan müdahaleyi şiddetle kınıyoruz. Köylülerin haklı direnişinin yanındayız" dedi.
Jandarma Müdahalesi ve Köylülerin Tepkisi
Balıkçı Köyü sakinleri, yörenin doğal güzelliklerini ve ekosistemini tehdit ettiğini öne sürdükleri kafes balıkçılığı projesine karşı 3 aydır nöbet tutuyor. Sabah saatlerinde bölgeye gelen jandarma ekipleri, nöbet alanındaki köylülere dağılmaları yönünde uyarıda bulundu. Uyarıya uymayan köylüler ile jandarma arasında kısa süreli arbede yaşandı. Müdahale sonrası bazı köylüler gözaltına alınırken, olay yerine takviye ekipler sevk edildi.
Köylüler adına konuşan Muhtar Hasan Karadeniz, "Biz burada doğamızı ve geleceğimizi koruyoruz. Proje, deniz canlılarını yok edecek, balıkçılık geçim kaynağımızı bitirecek. Devletimizden tek isteğimiz bizleri dinlemesi. Bu müdahale haksızdır" şeklinde konuştu.
Aslan'dan Sert Tepki
Zafer Partili Aslan, olayın ardından Balıkçı Köyü'ne giderek köylülere destek verdi. Aslan, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: "Bu köyde insanların tek derdi geçimlerini sürdürmek ve doğal yaşamı korumak. Ancak bugün jandarma, masum insanlara müdahale etti. Bu kabul edilemez. Zafer Partisi olarak Balıkçı Köyü halkının yanındayız. Mücadelelerini sonuna kadar destekleyeceğiz. Projenin durdurulması için hukuki süreci de başlatacağız."
Aslan ayrıca, konuyu TBMM gündemine taşıyacaklarını ve bölge milletvekilleriyle görüşeceklerini belirtti. "Bu bir çevre katliamıdır. Hem Karadeniz'in ekosistemi hem de yerel halkın yaşamı tehdit altında. Yetkilileri göreve davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Balıkçı Köyü'nün Direnişi Büyüyor
Balıkçı Köyü'ndeki direniş, sosyal medyada da geniş yankı buldu. #BalıkçıKöyüDireniyor etiketiyle paylaşılan onlarca mesajda köylülere destek verildi. Bazı çevre örgütleri ve siyasi partiler de dayanışma ziyaretlerinde bulunuyor. Köyde kadınlar ve çocuklar da nöbete katılarak tepkilerini dile getiriyor.
Rize Barosu da müdahaleye ilişkin hukuki süreç başlattı. Baro Başkanı Av. Aziz Yıldırım, "Jandarmanın müdahalesi orantısız ve hukuka aykırıdır. Köylülerin ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı ihlal edilmiştir. Gerekli başvuruları yapacağız" dedi.
Proje ve Çevresel Riskler
Bölgede planlanan kafes balıkçılığı projesinin yaklaşık 50 bin ton kapasiteli olması öngörülüyor. Uzmanlar, bu tür tesislerin deniz suyunu kirletebileceğini, doğal balık popülasyonunu olumsuz etkileyebileceğini ve bölgenin turizm potansiyeline zarar verebileceğini belirtiyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Gül Özkan, "Kafes balıkçılığı kontrollü yapılmadığında ciddi ekolojik tahribata yol açar. Bölgenin hassas ekosistemi düşünüldüğünde alternatif yöntemler değerlendirilmeli" uyarısında bulundu.
Yerel Halkın Geçim Kaynakları
Balıkçı Köyü halkı geçimini geleneksel balıkçılık, fındık üretimi ve turizmden sağlıyor. Köylüler, kafes projesinin bu geçim kaynaklarını yok edeceğinden endişe ediyor. Balıkçı Teknesi'nde çalışan İsmail Hakkı Demir, "Biz dedelerimizden beri bu denizden ekmek yiyoruz. Bu proje gelirse balık kalmaz, biz de aç kalırız" diyerek tepkisini gösterdi.
Köylülerin mücadelesi, Karadeniz'in diğer bölgelerinde de benzer çevre olaylarına karşı direnişlerin sembolü haline gelmeye başladı. Çevre aktivistleri, Balıkçı Köyü'ndeki direnişin Türkiye genelinde çevre bilincinin artmasına katkı sağladığını ifade ediyor.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Zafer Partisi'nin yanı sıra CHP ve İYİ Parti'den de bölgeye destek açıklamaları geldi. Konunun meclis gündemine taşınması bekleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan projeyle ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak, kamuoyunun tepkisi üzerine projenin gözden geçirilebileceği belirtiliyor.
Balıkçı Köyü'ndeki nöbetin sürmesi beklenirken, köylüler kararlı olduklarını vurguluyor. "Bu toprakları ve denizi bırakmayacağız" diyen köylüler, haklarını sonuna kadar arayacaklarını ifade ediyor.