Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın dördüncü faiz kararını belirlemek üzere perşembe günü toplanacak. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve merkez bankalarının 'şahin' duruşlarını güçlendirdiği bir dönemde, yurt içi piyasaların gözü kulislerde oluşan beklentilere çevrilmiş durumda. Ekonomistler, faizlerde 250 baz puanlık bir artış beklerken, enflasyon görünümü ve liradaki değer kaybı kararın yönünü belirleyecek ana unsurlar arasında yer alıyor.
PPK toplantısı öncesi beklentiler
PPK toplantısı öncesinde piyasa katılımcıları, TCMB'nin politika faizini yüzde 50'ye yükseltmesini bekliyor. Anketlere göre medyan beklenti 250 baz puanlık artış yönünde. Ancak bazı analistler, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlamaya rağmen hizmet enflasyonundaki katılık ve jeopolitik riskler nedeniyle daha temkinli bir duruş bekliyor. TCMB, son iletişiminde 'enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar sıkı para politikasını sürdüreceğini' vurgulamıştı.
Küresel riskler ve şahin duruş
Küresel piyasalarda Fed ve Avrupa Merkez Bankası'nın faiz indirimi beklentilerini ötelemesi, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Jeopolitik gerginlikler ve emtia fiyatlarındaki oynaklık da enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. TCMB'nin bu haftaki kararı, lirada istikrar sağlanması ve enflasyon beklentilerinin çıpalanması açısından kritik önem taşıyor. Uzmanlar, faiz artırımına devam edilmesi halinde TL varlıklara ilginin artabileceğini, ancak sürpriz bir kararın piyasalarda sert hareketlere yol açabileceğini belirtiyor.
Başkan Karahan'ın ilk toplantısı
Fatih Karahan başkanlığındaki ilk PPK toplantısı da dikkat çekiyor. Karahan, atanmasının ardından yaptığı açıklamalarda 'sıkı para politikasının istikrarlı bir şekilde sürdürüleceğini' söylemişti. Piyasalar, Karahan'ın ilk faiz kararında kurmaylarıyla ne ölçüde uyum içinde olduğunu da test edecek. TCMB'nin kredibilitesi, enflasyon beklentilerinin yönetilmesi ve uluslararası yatırımcı güveninin kazanılması açısından hayati önemde.
Öte yandan, brüt rezervler ve swap hariç net rezervlerde son haftalarda yaşanan iyileşme, TCMB'nin elini kısmen rahatlatsa da, enflasyonun yüzde 70'lere yaklaştığı bir ortamda faiz kararının sadece resesyon riskini dengelemekle kalmayıp aynı zamanda beklentileri de yönetmesi gerekecek. TCMB'nin perşembe günü saat 14.00'te açıklayacağı karar ve karar metni, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.