Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ni (YEKA) hayata geçirmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Keçeli, bu çerçevenin Türkiye'nin Ege Denizi'ndeki meşru haklarını görmezden geldiğini ve kıta sahanlığı ihlali anlamına geldiğini vurguladı. Açıklamada, Yunanistan'ın tek taraflı adımlarının bölgesel istikrarı tehdit ettiği belirtilerek, uluslararası hukuka saygı çağrısı yapıldı.
Yunanistan'ın Tek Taraflı Adımı
Yunanistan, 2024 yılı sonunda yayımladığı YEKA ile Ege Denizi'nde belirli bölgeleri yenilenebilir enerji projeleri için tahsis etmeyi planlıyor. Ancak bu düzenleme, Türkiye'nin kıta sahanlığı sınırları içinde kalan alanları da kapsıyor. Dışişleri Sözcüsü Keçeli, Yunanistan'ın bu girişiminin, iki ülke arasındaki mevcut diyalog sürecine zarar verdiğini ve Ege'nin statüsünü değiştirmeye yönelik olduğunu ifade etti. Türkiye, daha önce de benzer tek taraflı ilanlara karşı çıkmış ve uluslararası hukuk çerçevesinde haklarını koruyacağını belirtmişti.
Türkiye'nin Kararlılığı
Keçeli, Türkiye'nin kendi kıta sahanlığında yapacağı enerji çalışmalarında herhangi bir kısıtlama kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklamada, 'Türkiye, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını ve çıkarlarını korumakta kararlıdır. Yunanistan'ın bu tür girişimleri sonuçsuz kalacaktır' ifadelerine yer verildi. Ayrıca, Türkiye'nin Ege'de barış ve iş birliğinden yana olduğu, ancak meşru haklarının çiğnenmesine izin verilmeyeceği vurgulandı. İki ülke arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiği ancak bunun ancak karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk temelinde mümkün olabileceği belirtildi.
Uluslararası Tepkiler ve Bağlam
Bu gelişme, Ege'deki enerji kaynakları üzerindeki anlaşmazlığın yeni bir boyutunu ortaya koyuyor. Yunanistan'ın uluslararası hukuka aykırı olduğu savunulan bu adımı, yalnızca Türkiye'yi değil, bölgedeki diğer aktörleri de ilgilendiriyor. Uzmanlar, bu tür tek taraflı eylemlerin bölgede gerilimi artırabileceğine dikkat çekiyor. Ege Denizi'nde Türkiye ile Yunanistan arasında uzun süredir devam eden kıta sahanlığı tartışmaları, 1970'lerden bu yana iki ülkeyi zaman zaman karşı karşıya getirdi. Ancak son yıllarda istikşafi görüşmeler ve pozitif gündem toplantılarıyla diyalog kanalları açık tutulmaya çalışılıyor. Bu çerçevenin, iki ülke arasındaki güveni zedelemesi ve müzakereleri olumsuz etkilemesi olasılığına karşı Türkiye'nin tutumu net.
Sonuç olarak, Yunanistan'ın yenilenebilir enerji çerçevesi, Ege'deki enerji jeopolitiğini yeniden şekillendirmeye aday. Türkiye'nin bu adımı sadece siyasi bir tepkiyle değil, hukuki ve diplomatik yollarla da takip edeceği anlaşılıyor. Önümüzdeki dönemde iki ülkenin atacağı adımlar, bölgedeki istikrarın seyrini belirleyecek. Uluslararası toplumun bu anlaşmazlıkta tarafsız ve yapıcı bir rol oynaması, tarafları diyaloğa teşvik etmesi önem taşıyor. Ege'nin enerji potansiyeli, iş birliğiyle iki ülke için de kazanıma dönüştürülebilirken, tek taraflı uygulamalar bu potansiyeli gölgeliyor.