Yunanistan'ın İsrail'den tedarik etmeyi planladığı milyarlarca avro değerindeki “Aşil Kalkanı” hava ve füze savunma sistemi, ülkede ulusal savunma politikalarına ilişkin ciddi bir krize yol açtı. Yunanistan'da yayımlanan Documento gazetesi, sistemin öne çıkan yüklenicisi Israel Aerospace Industries'in (IAI) geçmişte Predator casus yazılımını geliştiren Cytrox şirketiyle olan bağlantısına dikkat çekerek, anlaşmanın ulusal güvenlik riskleri taşıdığını öne sürdü. Muhalefet partileri ve savunma uzmanları, projenin şeffaflıktan uzak olduğunu ve ülkenin savunma bağımsızlığını zayıflatabileceğini belirtiyor.
Aşil Kalkanı Nedir ve Neden Tartışılıyor?
Aşil Kalkanı, Yunanistan'ın hava sahasını ve kritik altyapısını olası füze tehditlerine karşı korumak amacıyla tasarlanmış çok katmanlı bir hava savunma sistemi olarak tanımlanıyor. Proje kapsamında İsrail merkezli IAI ile imzalanan anlaşmanın değeri milyarlarca avroyu buluyor. Ancak sistemin maliyeti, teknik özellikleri ve tedarik süreci hakkında kamuoyuna yeterli bilgi verilmemesi, tartışmaların odağını oluşturuyor. Documento gazetesinin haberine göre, IAI'nın yan kuruluşu olan ve siber gözetim yazılımları geliştiren Cytrox, daha önce Predator adlı casus yazılımı üretmişti. Bu yazılımın, gazeteciler, aktivistler ve muhalif siyasetçileri hedef almak için kullanıldığı iddiaları uluslararası raporlarda yer almıştı. Dolayısıyla aynı şirketle savunma alanında yapılacak büyük çaplı bir işbirliği, Yunanistan'da demokratik gözetim ve kişisel verilerin korunması endişelerini artırıyor.
Muhalefetten ve Uzmanlardan Tepkiler
Yunanistan ana muhalefet partisi SYRIZA, hükümeti savunma alımlarında şeffaflık ilkesini ihlal etmekle suçladı. Parti sözcüsü yaptığı açıklamada, “Ulusal güvenliğimiz, geçmişte casus yazılım skandallarına karışmış şirketlere emanet edilemez” ifadelerini kullandı. Savunma uzmanları ise Aşil Kalkanı'nın teknik olarak gelişmiş bir sistem olduğunu kabul etmekle birlikte, sistemin Yunanistan'ın bağımsız savunma kapasitesine ne ölçüde katkı sağlayacağının belirsiz olduğunu vurguluyor. Atina merkezli düşünce kuruluşu ELIAMEP'in bir raporuna göre, projenin toplam maliyetinin 3 milyar avroyu aşması bekleniyor. Bu rakam, ülkenin yıllık savunma bütçesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Hükümet yetkilileri ise anlaşmanın Yunanistan'ın güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacağını ve müttefiklik ilişkilerini güçlendireceğini savunuyor. Başbakan Kyriakos Miçotakis, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “Aşil Kalkanı, ülkemizin caydırıcılık kapasitesini artıracak stratejik bir yatırımdır” dedi. Ancak muhalefet, bu açıklamaların kamuoyunu ikna etmekten uzak olduğunu belirtiyor.
Geçmişteki Casus Yazılım Skandalları ve Bağlantılar
Cytrox'un geliştirdiği Predator yazılımı, 2021-2022 yıllarında Yunanistan'da büyük bir siyasi skandalın parçası olmuştu. Dönemin Ulusal İstihbarat Servisi (EYP) başkanı ve bir hükümet yetkilisinin, muhalefet lideri Nikos Androulakis'in telefonunu dinlediği ortaya çıkmıştı. O dönemde Predator yazılımının da kullanıldığı iddia edilmiş, ancak hükümet doğrudan bir bağlantıyı reddetmişti. Şimdi ise IAI'nın Cytrox ile olan ticari ilişkisi, benzer bir skandalın tekrarlanabileceği korkusunu gündeme getiriyor. Documento gazetesi, IAI'nın Cytrox hisselerinin bir kısmını elinde tuttuğunu ve iki şirket arasında teknoloji paylaşımı olduğunu yazdı. Bu iddia, savunma alımının sadece bir füze kalkanı değil, aynı zamanda bir gözetim altyapısı kurma riski taşıdığı yorumlarına neden oluyor. Hükümet kaynakları ise bu bağlantının abartıldığını ve Aşil Kalkanı'nın tamamen savunma amaçlı olduğunu öne sürüyor.
Ulusal Savunma Çözülüyor mu?
Yunanistan'ın son yıllarda Türkiye ile yaşadığı gerilim, Ege ve Doğu Akdeniz'deki egemenlik tartışmaları, savunma harcamalarını artırmasında etkili oldu. Ancak Aşil Kalkanı projesi, ülkenin kendi savunma sanayisini geliştirme hedefiyle çeliştiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Yunanistan, son dönemde yerli insansız hava araçları ve füze sistemleri geliştirmeye yönelik adımlar atmıştı. Muhalefet, bu tür büyük ölçekli dış alımların yerli üretimi baltaladığını savunuyor. Ayrıca, İsrail ile yapılan anlaşmanın ABD onayına tabi olup olmadığı ve NATO müttefikleriyle uyumluluğu da sorgulanıyor. Öte yandan, Yunanistan'ın İsrail ile savunma işbirliği son yıllarda hızla derinleşmişti. 2021'de imzalanan savunma anlaşması kapsamında iki ülke ortak tatbikatlar düzenliyor ve İsrail, Yunanistan'a çeşitli silah sistemleri satıyor. Ancak Aşil Kalkanı gibi stratejik bir projenin, ülke içinde bu denli tartışma yaratması, hükümetin savunma politikalarında daha fazla şeffaflık ve kamuoyu denetimi ihtiyacını ortaya koyuyor.
Sonuç ve Beklentiler
Yunanistan parlamentosunda önümüzdeki günlerde Aşil Kalkanı anlaşmasının detaylarının görüşülmesi bekleniyor. Muhalefet, anlaşmanın iptal edilmesi veya en azından bağımsız bir komisyon tarafından incelenmesi çağrısında bulunuyor. Kamuoyu yoklamaları, Yunan halkının önemli bir bölümünün bu tür büyük savunma harcamalarına sıcak bakmadığını gösteriyor. Ekonomik zorluklarla mücadele eden ülkede, milyarlarca avroluk bir savunma projesi, sağlık ve eğitim gibi alanlara ayrılacak kaynakların azalması endişesini doğuruyor. Uzmanlar, Yunanistan'ın savunma ihtiyaçlarını karşılamak için daha dengeli bir strateji izlemesi gerektiğini belirtiyor. Aşil Kalkanı, sadece bir füze savunma sistemi değil, aynı zamanda ülkenin savunma ve istihbarat politikalarının geleceğine dair bir referandum niteliği taşıyor. Yunanistan'ın, egemenlik haklarını korurken demokratik değerlerden ödün vermemesi ve savunma alımlarında şeffaflığı sağlaması, önümüzdeki dönemin en kritik sınavı olacak.