AK Parti İstanbul Milletvekili, besteci ve söz yazarı Yücel Arzen Hacıoğulları, Nazım Hikmet Ran'ın unutulmaz şiiri "Davet"i, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10'uncu yılı dolayısıyla besteleyerek seslendirdi. Şiirin duygusal ve çağrı niteliğindeki dizeleri, Hacıoğulları'nın bestesiyle yeni bir anlam kazanırken, eser aynı zamanda milletin birlik ve beraberlik vurgusunu ön plana çıkarıyor. 15 Temmuz gecesi yaşananların hatırlanması ve demokrasiye sahip çıkılması mesajı veren beste, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
15 Temmuz ruhu müzikle yaşatılıyor
Yücel Arzen Hacıoğulları, besteyi hazırlarken hem Nazım Hikmet'in dizelerindeki evrensel çağrıyı hem de 15 Temmuz'un Türkiye için taşıdığı önemi birleştirdiğini belirtti. Şiirin orijinalinde yer alan "Davet" teması, halkı özgürlüğe ve dayanışmaya çağırırken, Hacıoğulları'nın yorumuyla darbe karşıtı duruşun sembolü haline geldi. Sanatçı, besteyi tüm dijital platformlarda yayımlayarak herkesin ulaşmasını sağladı. Eser, özellikle 15 Temmuz şehitleri ve gazileri anısına ithaf edildi.
Nazım Hikmet ve 15 Temmuz buluşması
Nazım Hikmet'in 1940'lı yıllarda yazdığı "Davet" şiiri, savaş karşıtı ve özgürlükçü mesajlarıyla biliniyor. 15 Temmuz darbe girişiminde vatandaşların sivil iradeyi savunmak için sokağa çıkması, şiirin "gelecek günler" vurgusuyla benzerlik taşıyor. Hacıoğulları, bu bağlamı göz önünde bulundurarak eseri günümüze uyarladı. Bestede piyano ve yaylı çalgıların ağırlıklı olduğu bir aranjman kullanılırken, Hacıoğulları'nın yorumu sade ve etkileyici. Parça, 15 Temmuz etkinlikleri kapsamında özel anma programlarında da seslendirilecek.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında düzenlenecek etkinliklerle ilgili hazırlıklar sürerken, Yücel Arzen Hacıoğulları'nın bestesi de bu çerçevede önemli bir yer edindi. Eserin, milyonlarca kişi tarafından dinlenmesi ve paylaşılması bekleniyor. Sanatçı, müziğin birleştirici gücüne vurgu yaparak, "Bu eserle 15 Temmuz ruhunu canlı tutmayı amaçladım" dedi.
Bağımsız değerlendirme
Siyaset ve sanatın kesiştiği noktada ortaya çıkan bu çalışma, toplumsal hafızanın müzik yoluyla korunmasına güzel bir örnek teşkil ediyor. 15 Temmuz gibi kritik bir olayın yıldönümünde, sembol isimlerin eserlerinin yeniden yorumlanması, geçmişle gelecek arasında köprü kuruyor. Ancak bu tür çalışmaların siyasi polemiklerden uzak, birleştirici bir dil kullanması önem taşıyor. Hacıoğulları'nın bestesi, bu dengeyi gözeterek geniş bir kitleye hitap etmeyi başarıyor.