İngiltere merkezli Dijital Nefretle Mücadele Merkezi (CCDH) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, YouTube'un genç kullanıcılara yeme bozukluğuyla ilgili videolar önermeye devam ettiğini ortaya koydu. Platformun kendi politikalarına rağmen, özellikle zayıflama ve aşırı diyet içerikleriyle ilgili videoların genç izleyicilere önerilmesi, uzmanlar tarafından endişeyle karşılanıyor.
Raporun çarpıcı bulguları
CCDH araştırmacıları, YouTube'da genç kullanıcı profilleri oluşturarak platformun öneri algoritmasını test etti. 10 videodan 8'inde, yeme bozukluğu içerikli videoların ana sayfada önerildiği görüldü. Bu videolar arasında 'ne kadar az yersen o kadar iyi', 'idrar rengine göre su içme' gibi sağlıksız mesajlar içeren içerikler yer alıyor. Ayrıca, bazı videoların yeme bozukluğunu teşvik eden yorumlar içerdiği de tespit edildi.
YouTube'un politikaları yeterli mi?
YouTube, daha önce yeme bozukluğu içeriklerine karşı bazı önlemler aldığını duyurmuştu. Ancak CCDH raporu, bu politikaların uygulamada yetersiz kaldığını gösteriyor. Raporu değerlendiren uzmanlar, platformun sadece zararlı içerikleri kaldırmakla kalmayıp, aynı zamanda genç kullanıcıları bu tür içeriklerden korumak için daha etkili algoritmalar geliştirmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin, vücut imajı ve yeme alışkanlıkları konusunda hassas olduğu düşünüldüğünde, bu durumun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor.
CCDH CEO'su Imran Ahmed, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "YouTube'un genç kullanıcıları koruma taahhüdü boş bir sözden ibaret. Platform, kâr hırsı nedeniyle gençlerin sağlığını riske atıyor" dedi. Ahmed, ayrıca hükümetlere sosyal medya platformlarını daha sıkı düzenleme çağrısında bulundu.
Ne yapılmalı?
Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarının dijital aktivitelerini yakından takip etmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, okullarda medya okuryazarlığı eğitiminin yaygınlaştırılması, gençlerin zararlı içeriklere karşı bilinçlenmesine yardımcı olabilir. Sosyal medya platformlarının ise sadece içerik kaldırmakla kalmayıp, kullanıcıları pozitif ve sağlıklı içeriklere yönlendiren algoritmalar geliştirmesi gerekiyor.
Bu olay, dijital platformların genç kullanıcılar üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirdi. YouTube'un bu konuda somut adımlar atması, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, benzer sorunların farklı platformlarda da yaşanması kaçınılmaz görünüyor.