Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerden etkilenen üniversite öğrencilerine tanınan özel öğrencilik hakkını bir yıl daha uzattı. YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, depremzede öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla alınan bu kararın, 2024-2025 eğitim öğretim yılını kapsayacak şekilde geçerli olduğu belirtildi.
Özel öğrencilik hakkı nedir?
Özel öğrencilik hakkı, depremzede öğrencilerin, kayıtlı oldukları üniversiteler dışındaki yükseköğretim kurumlarında da eğitimlerine devam edebilmelerine olanak tanıyor. Bu kapsamda öğrenciler, kendi üniversitelerinin yanı sıra başka bir üniversitede de ders alabiliyor, sınavlara girebiliyor ve akademik danışmanlık hizmetlerinden yararlanabiliyor. Ayrıca, özel öğrencilik statüsü sayesinde barınma, burs ve yemek gibi sosyal imkanlardan da faydalanabiliyorlar.
Başvuru süreci ve şartlar
YÖK, özel öğrencilik hakkından yararlanmak isteyen depremzede öğrencilerin, başvurularını kendi üniversitelerinin öğrenci işleri daire başkanlıklarına yapmaları gerektiğini duyurdu. Başvurularda, depremzede olduğunu kanıtlayan belgelerin (AFET acil durum raporu, ikametgah gibi) sunulması isteniyor. YÖK ayrıca, bu hakkın sadece lisans ve önlisans öğrencileri için değil, aynı zamanda yüksek lisans ve doktora öğrencileri için de geçerli olduğunu açıkladı.
Deprem sonrası alınan diğer önlemler
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından YÖK, daha önce de depremzede öğrencilere yönelik bir dizi önlem almıştı. Bunlar arasında, sınav tarihlerinin ertelenmesi, ders intibakının kolaylaştırılması, yatay geçiş imkanlarının artırılması ve harç ücretlerinden muafiyet gibi uygulamalar yer alıyor. YÖK ayrıca, deprem bölgesindeki üniversitelerde eğitim öğretime ara verilmesi ve öğrencilerin diğer üniversitelere geçici olarak yerleştirilmesi gibi kararları da hayata geçirmişti.
Uzatma kararının gerekçesi
YÖK, özel öğrencilik hakkının uzatılması kararını, depremzede öğrencilerin hala depremin psikolojik ve sosyal etkilerini atlatamamış olmaları, bir kısmının ailelerini kaybetmiş olmaları ve barınma sorunları gibi gerekçelere dayandırdı. Açıklamada, “Depremin etkileri uzun vadeli olduğu için öğrencilerimizin eğitim hayatlarında aksaklık yaşamamaları adına bu hakkı bir yıl daha uzatma kararı aldık” ifadelerine yer verildi.
Depremzede öğrencilerden olumlu tepki
Karar, depremzede öğrenciler tarafından memnuniyetle karşılandı. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi öğrencisi Ahmet Yılmaz, “Bu hak sayesinde başka bir üniversitede eğitimime devam edebiliyorum. Uzatma kararı, bir yıl daha rahat nefes almamızı sağladı” dedi. Adıyaman Üniversitesi öğrencisi Zeynep Kaya ise, “Deprem sonrası İstanbul'da bir üniversiteye geçiş yapmıştım. Özel öğrencilik hakkı olmasaydı eğitimimi bırakmak zorunda kalabilirdim” şeklinde konuştu.
Uygulamanın kapsamı ve süresi
Özel öğrencilik hakkı, 2024-2025 eğitim öğretim yılı sonuna kadar geçerli olacak. YÖK, bu süre zarfında depremzede öğrencilerin eğitimlerini etkileyen herhangi bir aksaklık yaşanmaması için gerekli tedbirleri almaya devam edeceğini belirtti. Ayrıca, öğrencilerin bu haktan haberdar olmaları için üniversiteler aracılığıyla bilgilendirme çalışmalarının yapılacağı ifade edildi.
Depremin eğitime etkisi
6 Şubat 2023 depremleri, Türkiye'de eğitim alanında da önemli sorunlara yol açtı. Deprem bölgesinde bulunan 11 ildeki üniversitelerde eğitim-öğretim faaliyetleri ciddi şekilde aksadı. YÖK, depremin hemen ardından yaptığı açıklamalarla öğrenci ve akademisyenler için çeşitli kolaylıklar sağlama sözü vermişti. Bugüne kadar alınan önlemler kapsamında yüzlerce öğrenci yatay geçiş yapmış, binlercesi de özel öğrencilik hakkından faydalanmıştı. Bu uygulamanın bir yıl daha uzatılması, depremin eğitim üzerindeki olumsuz etkilerinin hafifletilmesine katkı sağlayacak.
Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması ve benzer afetlerin tekrarlanma ihtimali göz önüne alındığında, YÖK'ün bu tür kriz anlarında hızlı ve kapsayıcı kararlar alması, yükseköğretim sisteminin dayanıklılığı açısından kritik önem taşıyor. Ancak uzun vadede, afetlere hazırlıklı bir eğitim yapısı oluşturulması, öğrencilerin eğitim hayatının kesintiye uğramaması için hayati bir gereklilik olarak öne çıkıyor.