Eğitim-İş Osmaniye Şubesi, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) depremzede üniversite öğrencilerine yönelik özel öğrencilik uygulamasında Osmaniye'yi kapsam dışı bırakmasına tepki gösterdi. Sendika, bu kararın bölgedeki öğrencileri mağdur ettiğini belirterek, YÖK'ün ayrımcılık yaptığını savundu. Konu, depremzedelerin eğitim hakları açısından tartışma yaratırken, yetkililerden henüz bir açıklama gelmedi.
YÖK'ün özel öğrencilik uygulaması
YÖK, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 10 ildeki üniversite öğrencileri için özel öğrencilik hakkı tanımıştı. Bu uygulama sayesinde öğrenciler, başka üniversitelere yatay geçiş yapabiliyor veya kayıt dondurmadan farklı kurumlarda eğitimlerine devam edebiliyordu. Ancak Eğitim-İş Osmaniye Şubesi, Osmaniye'nin bu listede yer almadığını tespit etti. Sendika, YÖK'ün Osmaniye'yi depremden etkilenen iller arasında saymadığına dikkat çekti.
Osmaniye'nin durumu
Osmaniye, depremde ciddi hasar alan illerden biri olmasına rağmen, YÖK tarafından belirlenen 'olağanüstü hal' kapsamındaki iller listesine dahil edilmedi. Eğitim-İş Şube Başkanı Mehmet Yılmaz, yaptığı açıklamada, "Osmaniye'de birçok öğrenci deprem nedeniyle eğitimlerine ara vermek zorunda kaldı. YÖK'ün bu kararı, öğrencilerimizi ikinci sınıf vatandaş konumuna düşürüyor" dedi. Yılmaz, Osmaniye'deki üniversitelerde okuyan öğrencilerin de aynı haklardan yararlanması gerektiğini vurguladı.
Sendikanın çağrısı
Eğitim-İş, YÖK'ün kararını geri çekmesi ve Osmaniye'yi de kapsama alması için çağrıda bulundu. Sendika, konuyu kamuoyunun gündemine taşıyarak destek arıyor. Depremzede öğrencilerin yaşadığı zorluklara dikkat çeken sendika, YÖK'ün ayrımcılık yapmaması gerektiğini belirtti. Öte yandan, deprem bölgesindeki diğer illerde benzer taleplerin gündeme gelmesi bekleniyor.
Tepkiler ve beklentiler
Osmaniye milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları da konuya ilişkin açıklamalar yapmaya başladı. CHP Osmaniye Milletvekili İsmail Kaya, YÖK'ün kararını TBMM gündemine taşıyacağını söyledi. Eğitim camiası, bu tür uygulamaların depremzede öğrencilerin üzerindeki psikolojik ve ekonomik yükü daha da artırdığı görüşünde. Uzmanlar, YÖK'ün bir an önce adil bir düzenleme yapması gerektiğini ifade ediyor.
Sonuç olarak, deprem felaketinin yaraları sarılmaya çalışılırken, eğitim alanında yaşanan bu tür ayrımcılıkların giderilmesi, sosyal adaletin tesisi açısından büyük önem taşıyor. YÖK'ün ve ilgili tüm kurumların, depremden etkilenen her bireyi kapsayıcı politikalar geliştirmesi bekleniyor.