Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini bildirdi. YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, yeni programların belirlenmesinde sektörel ihtiyaçlar ve istihdam odaklı yaklaşımın esas alındığı vurgulandı. Özvar, "Üniversitelerimizin program çeşitliliğini artırarak gençlerimize daha fazla seçenek sunmayı hedefliyoruz. Yeni programlar, dijital dönüşüm, yeşil ekonomi ve sağlık gibi öncelikli alanlarda yoğunlaşacak" dedi.
Yeni lisans programları hangi alanlarda?
YÖK'ün açıklamasına göre, 7 yeni lisans programı arasında Yapay Zeka ve Veri Bilimi, Sürdürülebilir Enerji Sistemleri, Dijital Oyun Tasarımı ve Yönetimi, Akıllı Şehir Teknolojileri, Biyomedikal Cihaz Teknolojisi, Kültürel Miras Yönetimi ve Afet Yönetimi yer alıyor. Bu programların, teknolojik gelişmeler ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tasarlandığı belirtildi. Özellikle yapay zeka ve sürdürülebilir enerji alanlarındaki programların, Türkiye'nin 2050 net sıfır emisyon hedefleri ve dijital dönüşüm stratejileriyle uyumlu olduğu ifade edildi.
Ön lisans programları hangi mesleklere yönelik?
Yeni 9 ön lisans programı ise daha çok uygulamalı mesleklere odaklanıyor. Bunlar arasında Robotik ve Otomasyon, Elektrikli Araç Teknolojileri, Dijital Pazarlama ve E-ticaret, Sağlık Turizmi Yöneticiliği, Yaşlı Bakımı ve Rehabilitasyon, Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon, Yenilenebilir Enerji Sistemleri, Grafik ve Animasyon ile Posta Hizmetleri ve Lojistik yer alıyor. Özvar, "Ön lisans programlarıyla gençlerin hızla işgücü piyasasına katılmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Özellikle sağlık, enerji ve lojistik sektörlerinde nitelikli ara eleman ihtiyacına çözüm üretecek bu programlar önemli bir boşluğu dolduracak" diye konuştu.
YÖK'ün yeni programları belirlerken üniversitelerin fiziki altyapısı, akademik kadro yeterliliği ve sektör temsilcilerinin görüşlerini dikkate aldığı kaydedildi. Ayrıca, programların müfredatlarının staj ve uygulama ağırlıklı olacağı, öğrencilere iş dünyasında doğrudan deneyim kazandıracak şekilde tasarlandığı belirtildi. Bazı programlarda çift anadal ve yandal imkanlarının da sunulacağı ifade edildi.
Yeni programların kontenjanları, YÖK'ün önümüzdeki aylarda yayımlayacağı kılavuzla birlikte netleşecek. Özvar, "Kontenjanlar, programların niteliği ve üniversitelerin kapasitesine göre belirlenecek. Tüm süreç şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde yürütülecek" dedi.
Türkiye'de yükseköğretimde program çeşitliliğinin artırılması, özellikle genç işsizliğin azaltılması ve nitelikli işgücü yetiştirilmesi açısından kritik önem taşıyor. YÖK'ün bu adımı, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirme ve eğitimi piyasa ihtiyaçlarına göre şekillendirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.