Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT), sabah saatlerinde başladı. Milyonlarca aday, geleceklerini şekillendirecek bu önemli sınava girmek için sınav merkezlerine akın etti. Ancak bazı adaylar sınava son anda yetişirken, bazıları kapıların kapanmasına engel olamadı. İşte Türkiye genelinde yaşanan sınav heyecanı ve geç kalma hikayeleri.
Sınav merkezlerinde yoğunluk
Sabahın erken saatlerinden itibaren sınav merkezlerinde yoğunluk gözlendi. Adaylar, sınava girecekleri okulların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Bazı öğrenciler sınav saatine dakikalar kala koşarak sınıflarına yetişirken, bazıları ise trafik, alarmın çalmaması gibi nedenlerle geç kaldı. Özellikle büyükşehirlerde ulaşım sorunları yaşayan adaylar, sınava zamanında yetişmek için büyük çaba harcadı.
Kapıda kalanların dramı
Bazı adaylar ise sınav kapılarının kapanmasının ardından içeri alınmadı. Sınava giremeyen öğrenciler, yetkililere durumu anlatmaya çalışsa da sonuç değişmedi. Kimi adaylar gözyaşlarına hakim olamazken, kimi de bir sonraki oturum için umutlandı. Sınava geç kalan bir aday, 'Alarmım çalmadı, uyuyakalmışım. Koşarak geldim ama kapılar kapalıydı. Çok üzgünüm' ifadelerini kullandı. Bir başka aday ise, 'Trafik nedeniyle yetişemedim. Keşke daha erken çıksaydım' diyerek pişmanlığını dile getirdi.
Sınavda uyulması gereken kurallar
YKS'de adayların sınav salonlarına en geç saat 10.00'da alınacağı duyurulmuştu. Saat 10.00'dan sonra gelen adaylar, sınava alınmadı. Ayrıca adayların yanlarında geçerli kimlik belgesi, sınav giriş belgesi ve şeffaf bir şişede su bulundurması gerekiyordu. Cep telefonu, saat gibi elektronik cihazların sınava sokulması yasaktı.
Uzmanlardan uyarılar
Uzmanlar, sınav öncesinde adayların sınav merkezini önceden görmesi, ulaşım planını yapması ve yedek alarm kurması gibi önlemler almasını öneriyor. Ayrıca sınav günü stres ve heyecanın normal olduğu, ancak bunun sınav performansını olumsuz etkilememesi için nefes egzersizleri yapılabileceği belirtiliyor.
YKS'nin ilk oturumu büyük ölçüde sorunsuz geçerken, bazı adayların kapıda kalması sınav organizasyonundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle büyükşehirlerde ulaşım altyapısının sınav günlerinde daha iyi planlanması gerektiği vurgulanıyor. Adayların yaşadığı bu mağduriyet, eğitim sisteminde sınav odaklı yapının getirdiği baskıyı da gözler önüne seriyor. Her yıl benzer olayların yaşanması, sınav takviminde esneklik veya telafi sınavı gibi alternatif çözümlerin tartışılmasına yol açıyor.