İstanbul'da sözleşmeli sağlık teknikeri olarak görev yapan bir personel, askerlik hizmetinde geçirdiği sürenin yıllık izin hesabına dahil edilmesi talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumu'na (KDK) başvurdu. KDK, mevcut mevzuat hükümlerini gerekçe göstererek başvuruyu reddetti ve ilgili kişinin yargı yoluna gidebileceğini bildirdi. Karar, milyonlarca sözleşmeli çalışanı yakından ilgilendiriyor.
KDK'dan Ret Kararı
Kamu Denetçiliği Kurumu, sözleşmeli sağlık teknikerinin askerlik süresinin yıllık izin hak edişinde dikkate alınması yönündeki talebini inceledi. Kurum, yürürlükteki mevzuatın askerlikte geçen sürelerin yıllık izin hesabına katılmasına imkan tanımadığını belirterek başvuruyu reddetti. Kararda, idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı vurgulandı.
KDK, ret kararının gerekçesinde, sözleşmeli personelin yıllık izin hakkının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddeleri ve sözleşmeli personel mevzuatı çerçevesinde düzenlendiğini hatırlattı. Askerlik süresinin fiili çalışma olarak değerlendirilmediği, bu nedenle izin hesabında kullanılamayacağı ifade edildi.
Kararda ayrıca, başvurucunun talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ancak idari yargı yolunun açık olduğu kaydedildi. KDK, kararın tebliğinden itibaren ilgili kişinin yargıya başvurabileceğini bildirdi.
Yıllık İzin Hesabı Nasıl Yapılıyor?
Devlet memurları ve sözleşmeli personel için yıllık izin hakkı, hizmet süresine göre kademeli olarak belirleniyor. 657 sayılı Kanun'a göre, hizmet süresi 1 yıldan 10 yıla kadar olanlara 20 gün, 10 yıldan fazla olanlara 30 gün yıllık izin veriliyor. Sözleşmeli personel için ise 4/B sözleşmeli personel mevzuatı geçerli ve izin süreleri benzer şekilde düzenleniyor.
Askerlik süresi, kural olarak fiili çalışma olarak kabul edilmiyor; dolayısıyla yıllık izin hesabına dahil edilmiyor. Ancak bazı durumlarda, örneğin memuriyette geçen süreler ile askerlikte geçen sürelerin birleştirilmesi mümkün olabiliyor. Bu istisnalar genellikle özel kanunlarla düzenleniyor. Sağlık teknikeri gibi sözleşmeli pozisyonlarda ise askerlik süresinin izin hesabına katılmasına yönelik açık bir hüküm bulunmuyor.
Konuya ilişkin olarak daha önce farklı kamu kurumlarında benzer başvurular yapılmış, ancak çoğunlukla mevzuat engeli nedeniyle olumsuz sonuçlanmıştı. Bu karar, mevcut uygulamanın devamı niteliğinde.
Milyonlarca Çalışanı İlgilendiriyor
Türkiye'de 4/B sözleşmeli personel statüsünde çalışan yüz binlerce kişi bulunuyor. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere birçok kamu kurumunda sözleşmeli personel istihdam ediliyor. Bu kişilerin yıllık izin, ücret ve diğer özlük hakları sözleşmeli personel mevzuatına tabi. Askerlik süresinin izin hesabına dahil edilmemesi, özellikle genç çalışanlar için önemli bir hak kaybı olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, askerlik süresinin fiili çalışma olarak sayılmamasının, kıdem ve izin hakları açısından eşitsizliğe yol açtığını belirtiyor. Ancak mevzuat değişikliği olmadan bu durumun düzeltilmesi mümkün görünmüyor. Konunun yargıya taşınması halinde, mahkemelerin nasıl bir karar vereceği ise belirsizliğini koruyor.
KDK kararları bağlayıcı olmasa da idareye tavsiye niteliği taşıyor. Bu kararın ardından benzer taleplerin artması bekleniyor. Çalışan sendikaları ve dernekleri, askerlik süresinin yıllık izin hesabına dahil edilmesi için yasal düzenleme çağrısı yapıyor.
Öte yandan, Kamu Denetçiliği Kurumu'na yapılan başvuruların sayısı her geçen yıl artıyor. Kurum, idarenin işleyişine yönelik şikayetleri inceleyerek tavsiye kararları veriyor. Ancak bu kararların uygulanma oranı düşük olduğu için, vatandaşlar genellikle yargı yoluna başvurmayı tercih ediyor.
Sonuç olarak, sözleşmeli sağlık teknikerinin askerlik süresinin yıllık izne sayılması talebi, mevcut mevzuat çerçevesinde reddedildi. Karar, kamu çalışanlarının özlük haklarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Yargı süreci ise konunun geleceğini belirleyecek.