Türkiye'nin ilk yerli ve milli dizel-elektrikli manevra lokomotifi DE 10000, Tanzanya'ya uğurlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRASAŞ tarafından yüzde 90 yerlilik oranıyla üretilen lokomotifin Tanzanya Demiryolları tarafından satın alındığını açıkladı. Törende konuşan Uraloğlu, savunma sanayiindeki başarıların ulaştırma alanına da yansıdığını ve Türkiye'nin demiryolu araçlarında dışa bağımlılığının azaldığını vurguladı.
DE 10000'in özellikleri ve üretim süreci
DE 10000, TÜRASAŞ'ın Eskişehir yerleşkesinde geliştirilen ve Türkiye'nin demiryolu araçlarındaki teknolojik birikimini ortaya koyan bir lokomotif. Yüzde 90 yerlilik oranıyla üretilen araç, 1000 beygir gücünde ve 1000 saatlik bakım periyoduyla bakım maliyetlerini düşürüyor. Elektrikli tahrik sistemi sayesinde çevre dostu bir kullanım sunan DE 10000, özellikle istasyon içi manevra ve hafif yük taşımacılığı için tasarlandı. Üretimde kullanılan parçaların büyük bölümü Türkiye'de imal edilirken, motor gibi kritik bileşenlerde de yerli üretim hedefleniyor.
Uraloğlu, ihracatın önemine işaret ederek, "Bu lokomotif, mühendislerimizin ve işçilerimizin alın terinin bir ürünü. Tanzanya'ya yapılan bu satış, Türkiye'nin demiryolu sektöründe de güvenilir bir tedarikçi olduğunu kanıtlıyor" dedi. Ayrıca, TÜRASAŞ'ın uluslararası pazarlarda daha fazla yer edinmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Afrika pazarı ve Türkiye'nin demiryolu ihracatı
Tanzanya, Doğu Afrika'da artan demiryolu yatırımlarıyla dikkat çeken bir ülke. Standart hatlı demiryolu projelerine hız veren Tanzanya, yeni lokomotiflere ihtiyaç duyuyor. Türkiye ile Tanzanya arasındaki ekonomik ilişkiler, son yıllardakara ve hava ulaşımında da gelişiyor. Bu ihracat, Türk otomotiv ve raylı sistem araçlarının Afrika pazarına açılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye'nin demiryolu araçları ihracatı, TÜRASAŞ ve diğer firmaların gayretleriyle artış eğiliminde. Bozankaya ve Durmazlar gibi özel sektör kuruluşları da metro ve tramvay araçlarında yurt dışına satış yapıyor. DE 10000'in Tanzanya'ya gitmesi, bu alandaki başarıların devam edeceğinin bir göstergesi olarak görülüyor.
Yerlileştirme ve milli teknoloji hamlesi
DE 10000'in ihracı, Türkiye'nin yerlileştirme politikalarının ulaşım alanındaki başarısını ortaya koyuyor. Son yıllarda savunma ve havacılıkta önemli atılımlar yapan Türkiye, demiryolu sektöründe de yerli üretim kapasitesini artırıyor. TÜRASAŞ, milli elektrikli ana hat lokomotifi E5000 ve yüksek hızlı tren setleri gibi projelerle de bu alandaki iddiasını sürdürüyor.
Uzmanlar, bu ihracatın Türkiye'nin mühendislik gücünü ve sanayi yeteneklerini dünya çapında tanıtan önemli bir referans olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Afrika kıtasının artan altyapı yatırımlarının, Türk firmaları için yeni fırsatlar sunabileceğini ifade ediyorlar.
DE 10000'in Tanzanya'ya uğurlanması, yalnızca bir lokomotifin satışı değil, aynı zamanda Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık hedefinin bir parçası. Bu ihracatın, gelecek dönemde farklı ülkelere yapılacak satışların da önünü açması bekleniyor. Demiryolu sektöründeki bu gelişme, Türk sanayisinin ve mühendisliğinin artan görünürlüğünü gösteriyor.