İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden ziyarete açtığı tarihi Yerebatan Sarnıcı için tahliye süreci resmen başlatıldı. Fatih Kaymakamlığı, sarnıcın İBB’ye ait olmadığını belirterek belediyeye ihtarname gönderdi ve 15 gün içinde alanın boşaltılmasını istedi. Vakıflar Genel Müdürlüğü ise sarnıcın kendilerine ait olduğunu iddia ediyor. Bu gelişme, tarihi yapının yönetimi konusunda yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Tahliye ihtarnamesi ve hukuki süreç
Fatih Kaymakamlığı tarafından gönderilen ihtarnamede, Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu, İBB’nin yapıyı haksız işgal ettiği ileri sürüldü. Kaymakamlık, belediyeye sarnıcı 15 gün içinde tahliye etmesi için süre tanıdı. Aksi halde yasal işlem başlatılacağı uyarısı yapıldı. İBB yetkilileri ise sarnıcın uzun yıllardır belediye tarafından işletildiğini ve mülkiyetin kendilerinde olduğunu savunuyor. Konunun yargıya taşınması bekleniyor.
Restorasyon çalışmaları ve kültürel önem
Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde (M.S. 532) inşa edilmiş ve şehrin en büyük kapalı sarnıcı olarak biliniyor. İBB Miras Müdürlüğü, 2022 yılında başlattığı kapsamlı restorasyonla sarnıcı turizme kazandırmıştı. Restorasyon kapsamında yürüyüş platformları yenilenmiş, aydınlatma sistemi modernize edilmiş ve Medusa başları gibi tarihi eserler özel olarak korunmuştu. Sarnıç, kısa sürede İstanbul’un en çok ziyaret edilen turistik mekanlarından biri haline gelmişti.
Kim ne diyor?
İBB yönetimi, sarnıcın tahliye edilmesi durumunda kültürel mirasın zarar göreceğini ve İstanbul turizminin olumsuz etkileneceğini ifade ediyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü ise sarnıcın aslında Sultan II. Abdülhamid döneminde cami vakfına bağışlandığını ve bu nedenle mülkiyetin kendilerine ait olduğunu öne sürüyor. Uzmanlar, tarihi yapıların yönetimi konusunda merkezi hükümet ile yerel yönetim arasında sık sık görüş ayrılıkları yaşandığına dikkat çekiyor.
Geçmişten günümüze Yerebatan Sarnıcı
Yerebatan Sarnıcı, 1987 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından müze olarak ziyarete açılmıştı. Daha önce 2016 yılında da mülkiyet tartışmaları yaşanmış, ancak o dönemde bir çözüme ulaşılamamıştı. Bu kez sürecin nasıl sonuçlanacağı merak ediliyor. Tarihi yapının bulunduğu alan, Sultanahmet Meydanı’nın hemen yanında yer alıyor ve her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret ediliyor.
Bağımsız değerlendirme
Yerebatan Sarnıcı örneği, Türkiye’de tarihi mirasın yönetiminde sıkça rastlanan bir yetki çatışmasını gözler önüne seriyor. Merkezi otorite ile yerel yönetim arasındaki bu tür anlaşmazlıklar, kültürel varlıkların korunması ve tanıtımı açısından zaman zaman sorun yaratabiliyor. Sarnıcın geleceği, mahkeme kararına bağlı görünürken, turizm sezonu öncesinde yaşanan bu gelişmenin İstanbul’a gelen ziyaretçileri etkileyip etkilemeyeceği merak konusu. Uzun vadede, yapının her iki kurumun da katılımıyla ortak bir yönetim modeline kavuşması, kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından en ideal çözüm olarak değerlendiriliyor.