İstanbul'un simge yapılarından Yerebatan Sarnıcı'na ilişkin hukuk sürecinde mahkeme, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nü haklı bularak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) yapıyı işgal ettiğine hükmetti. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında yürütülen davada, sarnıcın vakıf mülkiyetinde olduğuna karar verildi.
Mahkeme kararı ve gerekçesi
İstanbul 13. İdare Mahkemesi, Yerebatan Sarnıcı'nın 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca mazbut vakıf kültür varlığı olduğunu ve mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunu belirtti. Mahkeme, İBB'nin yapıyı işgal ettiğine ve tahliye edilmesi gerektiğine karar verdi. Kararda, sarnıcın tarihi dokusunun korunması ve kamu yararı açısından vakıf mülkiyetinin esas olduğu vurgulandı.
Hukuki sürecin arka planı
Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde (MS 532) inşa edilen ve günümüze kadar ulaşan en büyük kapalı sarnıçlardan biridir. Osmanlı döneminde vakıf eseri olarak kullanılan yapı, 1985'te İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon sonrası müze olarak açılmıştır. Ancak hukuki statüsü uzun süredir tartışma konusuydu. Vakıflar Genel Müdürlüğü, yapının 5737 sayılı kanun kapsamında vakıf malı olduğunu savunurken, İBB ise belediyeye ait olduğunu iddia ediyordu. 2021 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün başvurusu üzerine başlayan dava süreci, mahkemenin bugün açıkladığı kararla sonuçlandı.
Yerebatan Sarnıcı'nın önemi
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un en önemli turistik noktalarından biridir. 336 sütunun ayakta tuttuğu yapı, yılda yaklaşık 2 milyon ziyaretçi ağırlamaktadır. Sarnıç, sadece bir su deposu değil, aynı zamanda Bizans ve Osmanlı mimarisinin önemli bir örneği olarak kültürel miras niteliği taşımaktadır. Karar sonrası yapının yönetiminin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçmesi bekleniyor.
İBB'nin tepkisi ve olası senaryolar
İBB cephesi, karara itiraz edeceklerini duyurdu. Belediye yetkilileri, sarnıcın 1985'ten bu yana belediye tarafından işletildiğini ve restorasyon çalışmalarının belediye tarafından yapıldığını belirterek, mülkiyetin kendilerine ait olduğunu savunuyor. Hukukçular, İBB'nin temyiz sürecini başlatması durumunda davanın Danıştay'a taşınabileceğini belirtiyor. Bu süreçte sarnıcın kapatılma ihtimali bulunmuyor; ancak yönetim değişikliği yaşanabilir.
Değerlendirme
Mahkeme kararı, tarihi yapıların mülkiyetine ilişkin hukuki bir emsal oluşturuyor. Vakıflar Kanunu'nun kültür varlıkları üzerindeki etkisi bir kez daha gündeme gelirken, Yerebatan Sarnıcı'nın geleceği, İstanbul'un turizm politikaları ve kültürel miras yönetimi açısından kritik önem taşıyor. Kamuoyu, sarnıcın vakıf mülkiyetinde kalmasının, yapının korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından daha elverişli olacağı görüşünde birleşirken, belediye ile vakıf arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yapıcı bir diyalog bekleniyor.