YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye taşkömürü havzasında faaliyet gösteren Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın yetki için gereken işkolu barajını aştığını açıkladı. Yavuzyılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a seslenerek, sendikanın demokratik iradesinin yok sayılmaması gerektiğini vurguladı ve sürecin takipçisi olacağını belirtti.
Bağımsız Maden-İş'in Barajı Aşması
Yavuzyılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) genel maden işkolunda yüzde 40'ın üzerinde üye sayısına ulaşarak yasal barajı aştığını ifade etti. Bu gelişmenin, zonguldaklı madencilerin sendikal tercihini ortaya koyduğunu belirten Yavuzyılmaz, "Bağımsız Maden-İş'in tek bir üyesinin dahi iradesi yok sayılamaz. Bu, demokrasinin gereğidir" dedi.
Milletvekili, sendikanın yetki tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurduğunu ancak sürecin uzadığını öne sürdü. Yavuzyılmaz, "Bakanlık, mevzuatın öngördüğü süre içinde gerekli işlemleri yapmalı ve Bağımsız Maden-İş'e yetki belgesini vermelidir. Aksi takdirde madencilerin mağduriyeti artacaktır" ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan'a Çağrı
Yavuzyılmaz, Bakan Işıkhan'a hitaben yaptığı çağrıda, "Sayın Bakan, Zonguldak'ta maden işçilerinin büyük bir çoğunluğunun desteklediği Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın yetkisi bir an önce tescil edilmelidir. Bu, hem çalışma barışı hem de adalet açısından önemlidir" dedi. Ayrıca, sendikanın toplu iş sözleşmesi yapma hakkının engellenmesinin işçi kardeşlerimize karşı yapılmış bir haksızlık olacağını vurguladı.
Zonguldak'ta uzun yıllardır Türk Metal ve Maden-İş gibi sendikaların etkin olduğu bilinmektedir. Bağımsız Maden-İş'in yükselişi, bölgedeki sendikal rekabeti de beraberinde getiriyor. Yavuzyılmaz, bu rekabetin işçilerin aleyhine kullanılmaması gerektiğini, devletin herkesin hakkını koruması gerektiğini sözlerine ekledi.
Sendikal Haklar ve Demokrasi
Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın yetki mücadelesi, Türkiye'de sendikal özgürlükler açısından da önemli bir test niteliği taşıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve Anayasa'nın 51. maddesi, işçilere sendika kurma ve üye olma hakkını güvence altına alıyor. Yavuzyılmaz, bu hakların ihlal edilmemesi gerektiğini belirterek, "Sendika seçme özgürlüğü demokratik bir haktır. Hiçbir bürokratik engel bu hakkın önüne geçmemelidir" şeklinde konuştu.
Konuyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak bakanlık yetkililerinin, sürecin devam ettiğini ve gerekli incelemelerin titizlikle sürdürüldüğünü ifade ettiği öğrenildi.
Yavuzyılmaz, son olarak, "Biz YENİ Parti olarak her zaman işçinin yanındayız. Zonguldak'ın ve madencilerimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Bağımsız Maden-İş'in yetkisi tanınana kadar bu konuyu gündemde tutacağız" dedi.
Türkiye'de maden işçilerinin yaşadığı sorunlar, 2014'teki Soma faciasından bu yana daha fazla gündeme geliyor. İş güvenliği, ücretler ve sendikal haklar, bölgedeki işçilerin en önemli talepleri arasında yer alıyor. Bağımsız Maden-İş'in yetki alması, işçilerin toplu pazarlık gücünü artırabilir ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlayabilir.
Bu gelişme, hükümetin sendikal politikaları açısından da önemli bir sınav niteliği taşıyor. Hükümetin, işçi sendikalarına yönelik tutumu, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor. Türkiye'nin sendikal özgürlükler konusundaki karnesinin iyileştirilmesi için Bağımsız Maden-İş'e yetki verilmesinin olumlu bir adım olacağı değerlendiriliyor.