YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, İstanbul Üsküdar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminin iptali ve yürütmenin durdurulmasına yönelik mahkeme kararına yapılan itirazın reddedilmesini sert sözlerle eleştirdi. Bülbül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 30 yıl sonra halkın iradesiyle AKP'den alınan Üsküdar Belediyesi'nin, yargı ve siyaset işbirliğiyle gasp edilmesine göz yumulduğunu öne sürdü. Milletvekili, sürecin demokrasiye gölge düşürdüğünü ve hukukun üstünlüğü ilkesinin zedelendiğini savundu.
İtirazın Reddi ve Bülbül'ün Tepkisi
İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin, Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçiminde yaşanan usulsüzlükler nedeniyle seçimin iptali ve yürütmenin durdurulması kararı vermesinin ardından, bu karara yapılan itiraz da reddedildi. Bu gelişme üzerine açıklama yapan Bülbül, demokratik iradenin yok sayıldığını belirterek, "Seçimi AKP'nin alabilmesi için her yol deneniyor. Bu açık bir hukuksuzluktur" ifadelerini kullandı. Bülbül, paylaşımında "30 yıl sonra kazanılan Üsküdar, yargı ve siyasetin işbirliğiyle el değiştiriyor" diyerek tepkisini dile getirdi.
Üsküdar'da Seçim Süreci
Üsküdar Belediyesi'nde 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından başkanvekilliği seçimi 6 Nisan'da yapılmış, bu seçimde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adayı seçilmişti. Ancak AKP, seçimde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla mahkemeye başvurmuş, mahkeme de 3 Mayıs'ta yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Bu kararın ardından belediye meclisi tekrar toplanmış ve 12 Haziran'da yapılan ikinci seçimde yine CHP'li aday kazanmıştı. AKP'nin bu seçimin iptali için yaptığı başvuru ise henüz sonuçlanmadı. Süreç, kamuoyunda tartışmalara yol açarken, Bülbül'ün açıklamaları gerilimi artırdı.
Bülbül, yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi: "Üsküdar halkı, 31 Mart'ta sandıkta iradesini ortaya koymuş ve 30 yıldır süren tek parti zihniyetine son vermiştir. Ancak bu irade, mahkeme kararlarıyla ve siyasi baskılarla yok sayılmaya çalışılmaktadır. Yürütmeyi durdurma kararına yapılan itirazın reddedilmesi, hukukun değil, siyasi çıkarların galip geldiğini göstermektedir. Bu karar, demokrasiye ve millet iradesine vurulmuş en büyük darbedir."
Milletvekili, Üsküdar Belediyesi'nin CHP'li başkanvekili tarafından yönetilmeye devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu kararın takipçisi olacağız. Sandıkta kazanılan bir zaferin, masa başında gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Yüce Türk milleti, bu oyunu bozacaktır" dedi.
Hukuki Süreç ve Olası Sonuçları
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nin itirazı reddetmesi, yürütmeyi durdurma kararının kesinleştiği anlamına gelmiyor; ancak bu karar, Üsküdar'da görev yapan CHP'li başkan vekilinin görevden alınması sürecini hızlandırabilir. Kararın ardından İçişleri Bakanlığı'nın, başkan vekilini görevden uzaklaştırarak yerine kayyum ataması gündeme gelebilir. Bu durum, Türkiye'de yerel yönetimler üzerindeki merkezi müdahale tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Yerel seçimlerin hemen ardından böyle bir gelişmenin yaşanması, muhalefet partileri tarafından "demokrasiye müdahale" olarak değerlendirilirken, hükümet yetkilileri ise kararların hukuki olduğunu savunuyor.
Üsküdar, İstanbul'un en köklü ilçelerinden biri olarak hem tarihi hem de siyasi açıdan önem taşıyor. 30 yıl boyunca AKP ve öncüllerinin yönetiminde kalan ilçe, 31 Mart seçimlerinde CHP'nin kazanmasıyla büyük bir değişim yaşamıştı. Bu değişimin, yargı kararıyla tersine çevrilmek istenmesi, ilçe sakinleri arasında da tedirginliğe yol açıyor. Bazı sivil toplum kuruluşları, kararın halkın iradesine saygısızlık olduğunu belirterek, sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.
Demokratik hukuk devletinde, seçimlerin yargı denetimine tabi olması doğaldır; ancak kararların siyasi saiklerle alındığı algısı, kamuoyunda güven bunalımına neden olmaktadır. Üsküdar'daki bu gelişme, Türkiye'de yerel demokrasinin geleceği açısından önemli bir test niteliği taşıyor.