YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 1 Ağustos 2026 günü Diyarbakır'da düzenlediği basın toplantısında, partinin Lozan Antlaşması'nın imzalandığı gün olan 24 Temmuz'da kurulmasının tesadüfi olduğunu belirterek, "Kürtlerin göz ardı edileceği konusunda bir alınganlık ben doğru bulmuyorum" dedi. Tanrıkulu, partinin üniter devlet yapısını savunmaya devam edeceğini vurguladı.
Lozan ve Parti Kuruluşu: Tesadüf mü, Mesaj mı?
YENİ Parti'nin kuruluş tarihi olarak Lozan Antlaşması'nın yıldönümünün seçilmesi, kimi çevrelerde partinin Türklük vurgusu yaptığı ve Kürtleri dışladığı şeklinde yorumlanmıştı. Tanrıkulu, Diyarbakır'daki açıklamasında bu eleştirilere net bir dille karşı çıktı. "Bizim için Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedidir. Bu tarihte kurulmak, bağımsızlık ve egemenlik vurgusudur. Bunu Kürt düşmanlığı olarak okumak haksızlıktır" ifadelerini kullandı.
Tanrıkulu, partinin kuruluş felsefesinin "Türkiye'nin bölünmez bütünlüğü" ilkesine dayandığını hatırlatarak, "Biz etnik kimlikleri yok saymıyoruz; aksine her vatandaşın eşitliğini savunuyoruz. Ama üniter devlet yapısından taviz vermemiz asla söz konusu değil" diye konuştu.
Kürt Sorunu ve Çözüm Önerileri
Basın toplantısında gündeme gelen bir diğer önemli konu, Kürt sorunuydu. Tanrıkulu, mevcut hükümetin politikalarını eleştirerek, "Sorunun çözümü için diyalogdan başka yol yok. Ama bu diyalog, ülkenin üniter yapısını tartışmaya açmadan yürütülmelidir" dedi. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Tanrıkulu, "Kürt vatandaşlarımızın kültürel haklarıyla ilgili Anayasal güvence sağlanmalıdır. Ancak bu, federasyona geçiş anlamına gelmez" şeklinde konuştu.
Tanrıkulu, partisinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaptığı saha çalışmalarından örnekler vererek, halkın beklentilerini anlattı. "Vatandaşlarımızın derdi iş, aş ve güvenlik. Kimlik siyaseti üzerinden kutuplaşma kimseye fayda sağlamıyor. Biz bu kutuplaşmayı bitirmek için kurulduk" dedi.
YENİ Parti'nin Vizyonu ve Muhalefet Stratejisi
YENİ Parti, kısa sürede kuruluşunu tamamlayarak siyasi yelpazede kendine yer edinmeye çalışıyor. Parti yönetimi, "merkez sağ" ile "milliyetçi muhafazakar" çizgiler arasında bir konum belirlemiş durumda. Tanrıkulu, partinin muhalefet anlayışını şu sözlerle özetledi: "Biz ne iktidarın ne de ana muhalefetin kopyasıyız. Milletin sorunlarına çözüm üretmek için siyaset yapıyoruz. Otoriterleşmeye karşı çıkıyor, çoğulcu demokrasiyi savunuyoruz."
Partinin önümüzdeki dönemde yapılacak yerel seçimlerde belediye başkan adayları çıkaracağını belirten Tanrıkulu, "Doğu'da ve batıda adaylarımız olacak. Milletten korkmuyoruz, çünkü milletin desteğini alacağımıza inanıyoruz" dedi.
Tanrıkulu'nun Diyarbakır Mesajları
Tanrıkulu, Diyarbakır'ın sadece bir Kürt şehri değil, aynı zamanda tarihi ve kültürel zenginlikleriyle Türkiye'nin önemli bir kenti olduğuna vurgu yaptı. "Diyarbakır'ın surları, tarihi camileri ve hoşgörü geleneği bizim ortak değerimiz. Bu değerleri korumak hepimizin görevi" diye konuştu.
Basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Tanrıkulu, YENİ Parti ile HDP arasında herhangi bir ittifak veya görüşme olup olmadığına yönelik soruya, "Biz herkesle görüşürüz; ama her görüşme bir ittifak anlamına gelmez. Şu an için böyle bir gündemimiz yok" yanıtını verdi.
Değerlendirme
Sezgin Tanrıkulu'nun açıklamaları, YENİ Parti'nin hem ulusalcı kesimi hem de Kürt seçmeni kucaklama iddiasını gösteriyor. Partinin kuruluş tarihiyle ilgili tartışmalar, Türkiye siyasetinde hâlâ taze olan kimlik siyasetinin ne kadar derinden hissedildiğini ortaya koyuyor. Tanrıkulu'nun üniter devlet vurgusu, partinin tabanında karşılık bulabilir; ancak Kürt siyasi hareketinin taleplerini tamamen göz ardı etmek, bölgede yeterli destek almayı zorlaştırabilir. YENİ Parti'nin bu hassas dengede izleyeceği yol, önümüzdeki seçimlerde belirleyici olabilir.