YENİ Parti, çözüm süreci kapsamında hazırlanan Çerçeve Yasa tasarısına yönelik ek görüşünü Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sundu. Parti yetkilileri, görüşte yasanın Meclis'in yetkilerini pasifleştirdiğini ve süreçle ilgili tüm karar yetkisinin cumhurbaşkanına devredildiğini, bunun da süreci 'acaba'lara emanet ettiğini savundu. Açıklamada, kalıcı çözümün demokratikleşmeden geçtiği vurgulanırken, terörün sona ermesi için toplumsal mutabakatın şart olduğu ifade edildi.
Yasanın meclisi pasifleştirdiği iddiası
YENİ Parti'nin yazılı açıklamasında, Çerçeve Yasa tasarısının parlamentonun denetim ve karar alma süreçlerini büyük ölçüde devre dışı bıraktığı öne sürüldü. Görüşte, yasayla ilgili olarak "Teklif, Meclis'i sürecin dışına itmekte, milletvekillerinin görüş ve önerilerini yok saymaktadır" ifadelerine yer verildi. Parti, bu durumun demokratik meşruiyeti zayıflatacağını ve toplumun farklı kesimlerinin sürece olan güvenini azaltacağını kaydetti.
Özellikle yasanın cumhurbaşkanına tanıdığı yetkilerin 'mutlak' nitelikte olduğunu belirten YENİ Parti, bu yetkilerin denetlenebilir ve şeffaf olması gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada, "Sürecin başarıya ulaşması, ancak tüm paydaşların katılımıyla ve kararların şeffaf biçimde alınmasıyla mümkündür" denildi.
Demokratikleşme olmadan çözüm olmaz
YENİ Parti, raporda Kürt Sorunu'nun çözümünün sadece güvenlik tedbirleriyle sağlanamayacağını, köklü bir demokratikleşme ve insan hakları reformuna ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Parti yetkilileri, "Demokratikleşme olmadan ne Kürt Sorunu biter ne de terör sona erer. Bu nedenle Çerçeve Yasa, demokratik standartları güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmelidir" ifadesini kullandı.
Görüşte, Anayasa'nın eşitlik ve özgürlük ilkeleri çerçevesinde tüm vatandaşların haklarını güvence altına alacak düzenlemeler yapılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve kültürel hakların tanınması gibi konuların sürecin kalıcılığı için hayati önem taşıdığı kaydedildi.
Süreçte tarafların rolü ve 'acabalar'
YENİ Parti'nin ek görüşünde, sürecin tüm taraflarının net ve şeffaf bir yol haritası üzerinde mutabık kalması gerektiği dile getirildi. Parti, "Süreç 'acaba'lara emanet edilemeyecek kadar önemlidir. Bu nedenle muğlak ifadeler yerine somut adımlar ve takvim içermelidir" değerlendirmesinde bulundu. Görüşte ayrıca, terör örgütünün süreci sabote etme ihtimaline karşı toplumun ortak aklının öne çıkarılması gerektiği belirtildi.
YENİ Parti, son olarak tüm siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşlarını sürece katkı sunmaya davet ederken, Meclis'in bu tarihi sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Parti, Çerçeve Yasa'nın görüşülmesi sırasında yapıcı eleştirilerinin dikkate alınmasını beklediğini ifade etti.
Bu gelişme, siyasi partilerin çözüm sürecine ilişkin farklı yaklaşımlarını ortaya koyarken, önümüzdeki günlerde Meclis'te yapılacak görüşmelerin önemini artırıyor. YENİ Parti'nin görüşlerinin, yasanın nihai halini etkileyip etkilemeyeceği merak konusu oldu. Sürecin nasıl işleyeceği, tüm Türkiye'nin yakından takip ettiği bir başlık olmayı sürdürüyor.