Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uçum, 7595 sayılı Kanun’un Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götürülme ihtimalini “hemen hemen yok” olarak değerlendirirken, yeni anayasanın Meclis’te 400 veya daha fazla oyla kabul edilmesi halinde dahi “mutlaka” referanduma sunulacağının altını çizdi. Bu açıklamalar, siyasi kulislerde yeni anayasa sürecinin hız kazanacağı şeklinde yorumlandı.
Uçum’dan AYM ve referandum açıklaması
Mehmet Uçum, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 7595 sayılı Kanun’un iptali için AYM’ye başvurulabileceği yönündeki iddialara yanıt veren Uçum, “Bunun ihtimali hemen hemen yok. Çünkü usul ve esas yönünden hukuka uygun bir düzenleme söz konusu.” dedi. Uçum, yeni anayasa çalışmalarına da değinerek, “Yeni anayasa, Türkiye’nin ihtiyacı olan sivil ve özgürlükçü bir anayasa olacak. Bu konuda Meclis’te uzlaşma arayışları sürüyor.” ifadelerini kullandı.
Uçum’un açıklamalarının en dikkat çekici bölümü ise referandum vurgusuydu. Yeni anayasanın Meclis’te 400 veya daha fazla oyla kabul edilmesi durumunda dahi “mutlaka” referanduma gidileceğini belirten Uçum, “Anayasa değişikliği halkın onayına sunulmalıdır. Bu, demokratik bir gerekliliktir.” şeklinde konuştu. Bu açıklama, yeni anayasanın doğrudan halkoyuna sunulacağı şeklinde yorumlandı.
Yeni anayasa sürecinde son durum
Yeni anayasa çalışmaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık gündeme getirdiği konuların başında geliyor. Erdoğan, yeni anayasanın “sivil” ve “özgürlükçü” bir anlayışla hazırlanması gerektiğini vurguluyor. Meclis’te grubu bulunan partilerin temsilcilerinden oluşan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun yeniden kurulması bekleniyor. Ancak muhalefet partileri, komisyonun işlevsiz kalacağını ve iktidarın dayatmacı bir tutum sergilediğini savunuyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da yeni anayasa için “Geniş mutabakatla hazırlanmalı” çağrısında bulunmuştu. Kurtulmuş, “Yeni anayasanın toplumun tüm kesimlerini kucaklaması lazım. Bu nedenle uzlaşma kültürü içinde çalışmalar yürütülmeli.” demişti. Siyasi partilerin yeni anayasa konusundaki tutumları ise farklılık gösteriyor. AK Parti ve MHP, yeni anayasanın gerekliliğine inanırken, CHP ve İYİ Parti önceliğin ekonomik sorunlar olduğunu, anayasa değişikliğinin zamansız olduğunu ifade ediyor.
Uçum’un açıklamaları, yeni anayasa sürecinin hızlanacağına işaret ediyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin ardından anayasa değişikliği için ilk adım 2023 yılında atılmış, ancak çalışmalar sonuçlandırılamamıştı. Şimdi ise 2025 yılı itibarıyla yeni anayasa hazırlıklarının yeniden gündeme alındığı görülüyor. Uçum’un “400 oy ve referandum” vurgusu, sürecin nasıl işleyeceğine dair önemli bir ipucu niteliğinde.
Öte yandan, 7595 sayılı Kanun’un içeriği ve kapsamı hakkında kamuoyunda çeşitli tartışmalar yaşanıyor. Söz konusu kanunun, bazı kamu kurumlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler içerdiği biliniyor. Uçum’un AYM’ye başvuru ihtimalini düşük görmesi, hükümetin bu konuda rahat olduğunu gösteriyor. Ancak muhalefet partileri, kanunun Anayasa’ya aykırı olduğunu öne sürerek AYM’ye taşıyacaklarını açıklamıştı.
Türkiye’nin yeni anayasa arayışı, uzun yıllardır devam eden bir tartışma. 1982 Anayasası’nın askeri darbe ürünü olduğu gerekçesiyle sivil bir anayasa yapılması gerektiği sıklıkla dile getiriliyor. Ancak siyasi partiler arasındaki uzlaşma kültürünün zayıflığı, yeni anayasa çalışmalarını sürekli erteletiyor. Uçum’un referandum vurgusu, toplumsal meşruiyeti güçlendirme amacı taşıyor. Nitekim 2017 yılında yapılan anayasa değişikliği referandumu, halkın onayına sunulmuş ve kabul edilmişti.
Yeni anayasa sürecinde en kritik eşik, Meclis’teki oy sayısı. Anayasa değişikliği için 360 oy gerekiyor. 400 oy ise referandum şartını ortadan kaldırmıyor, sadece Cumhurbaşkanı’nın onayına sunmadan doğrudan referanduma gidilebiliyor. Uçum’un “400 oyla kabul edilse dahi referandum” şeklindeki açıklaması, iktidarın toplumsal mutabakatı önemsediği şeklinde okunabilir. Ancak bazı hukukçular, Anayasa’nın 175. maddesine göre 400 oyla kabul edilen bir değişikliğin Cumhurbaşkanı tarafından uygun bulunursa referanduma sunulabileceğini, ancak zorunlu olmadığını hatırlatıyor.
Bağlam ve değerlendirme
Yeni anayasa tartışmaları, Türkiye’nin siyasi gündeminde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık gündeme getirdiği bu konu, iktidarın “yeni Türkiye” vizyonunun temel taşlarından biri. Ancak muhalefetin çekinceleri, sürecin ne kadar sağlıklı ilerleyeceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uçum’un açıklamaları, hükümetin kararlılığını ortaya koyarken, referanduma gidileceğinin sinyali, toplumsal meşruiyet arayışının bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde Meclis’te kurulacak uzlaşma komisyonunun çalışmaları, yeni anayasanın içeriğini ve kaderini belirleyecek. Türkiye’nin demokratikleşme süreci açısından yeni anayasa, kritik bir fırsat olarak görülüyor. Ancak bu fırsatın, tüm siyasi aktörlerin ortak çabasıyla değerlendirilebileceği unutulmamalı.