Yemen hükümeti, İran destekli Husileri terör örgütü olarak sınıflandıran ve örgütün faaliyetleri ile finansmanını suç sayan kapsamlı bir yasa tasarısını onayladı. Başkent Riyad’da düzenlenen kabine toplantısında alınan karar, ülkedeki çatışmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Başbakan Şai Muhsin ez-Zindani başkanlığındaki toplantıda, yürütme organlarına önleyici adımlara geçilmesi ve silahlı kuvvetlere gerekli kaynakların sağlanması talimatı verildi. Tasarı, Husi milislerinin hem askeri hem de mali yapısını hedef alarak örgütün uluslararası alandaki meşruiyetini zayıflatmayı amaçlıyor.
Yasa tasarısının kapsamı ve hükümetin talimatları
Kabine toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre, onaylanan tasarı Husi hareketini resmen terör örgütü olarak tanımlıyor. Tasarı, örgütün her türlü faaliyetini, bu faaliyetlere katılımı, finansal destek sağlanmasını ve propaganda yapılmasını suç kapsamına alıyor. Yasal düzenleme, Husi liderlerinin mal varlıklarının dondurulması, örgütle bağlantılı dernek ve vakıfların kapatılması gibi yaptırımları da içeriyor.
Başbakan Zindani, toplantıda yaptığı konuşmada, hükümetin kararlılığını vurgulayarak, “Husiler, Yemen halkına karşı yıllardır sürdürdükleri saldırılarla ülkemizin istikrarını hedef alıyor. Bu yasa, onların finansal kaynaklarını kurutarak ve faaliyetlerini yasadışı ilan ederek mücadelemize güç katacak” ifadelerini kullandı. Zindani, tüm yürütme organlarına derhal önleyici tedbirler alma ve silahlı kuvvetlere operasyonel kapasiteyi artıracak kaynakları tahsis etme çağrısında bulundu.
Hükümet ayrıca, Husi kontrolündeki bölgelerde yaşayan sivillerin korunması için insani koridorların açılması ve yardımların kesintisiz ulaştırılması için Birleşmiş Milletler ile koordinasyonun sürdürüleceğini bildirdi. Ancak tasarının, örgütle ilişkili olduğu düşünülen tüm ticari işletmeleri de kapsayacağı belirtiliyor.
Taiz Valisi’nden yerel yönetimlere çağrı
Toplantının ardından Taiz Valisi Nebil Şemsan da bir açıklama yaparak, yerel yönetimlerin yasa tasarısının uygulanmasında aktif rol alacağını söyledi. Şemsan, “Taiz olarak Husilerin yıllardır süren ablukası ve saldırıları altındayız. Bu yasa, bize hukuki bir çerçeve sunuyor. Valilik olarak, örgütle bağlantılı finansal ağları tespit etmek ve yerel halkı bilinçlendirmek için komiteler oluşturuyoruz” dedi. Şemsan, ayrıca uluslararası topluma Husi tehdidine karşı ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Yemen hükümeti, tasarının yürürlüğe girmesi için parlamentoya sunulacağını ve kısa sürede onaylanmasının beklendiğini duyurdu. Ülkede parlamentonun tam kapasiteyle çalışmaması nedeniyle, yasanın cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yürürlüğe girmesi de gündemde.
Arka plan: Yemen’deki çatışmanın dönüm noktaları
Yemen’de 2014’ten bu yana süren iç savaş, Husi milislerinin başkent Sana’yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 2015’te başlattığı askeri müdahale, çatışmayı daha da derinleştirdi. Husiler, İran’dan aldıkları destekle ülkenin kuzeyinde geniş bir alanı kontrol ediyor. Birleşmiş Milletler, çatışmanın ülkedeki insani krizi dünyanın en kötülerinden biri haline getirdiğini ve milyonlarca insanın yardıma muhtaç olduğunu belirtiyor.
Uluslararası toplum, Husilerin terör örgütü olarak tanımlanması konusunda bölünmüş durumda. Bazı ülkeler örgütün askeri kanadını terör listesine alırken, bazıları insani yardımların engellenebileceği endişesiyle bu adıma mesafeli yaklaşıyor. Yemen hükümeti ise son yıllarda Husilere karşı diplomatik ve askeri alanda daha sert bir tutum izliyor. Geçtiğimiz ay, hükümet güçleri Marib ve Taiz cephelerinde bazı ilerlemeler kaydetmişti.
Uzmanlar, bu yasa tasarısının Husi örgütünün finansal ağlarını hedef alarak uzun vadede örgütün savaş kapasitesini sınırlayabileceğini, ancak insani yardımların ulaştırılmasında yeni zorluklar yaratabileceğini değerlendiriyor. Tasarının uygulanması, Yemen’in bölünmüş yapısı ve sınırlı kaynakları nedeniyle zorlu olabilir. Hükümetin, yerel aktörlerle işbirliği yaparak ve uluslararası destek bularak tasarıyı etkin kılması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde, Husi yetkililerinden gelebilecek tepkiler ve sahadaki olası misillemeler, çatışmanın gidişatını belirleyecek.