Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde Kuran-ı Kerim'den bir ayetin yer aldığı pankartı taşıyan öğrencinin sosyal medya arşivinde, AKP'nin önde gelen isimleriyle çekilmiş fotoğraflar bulundu. Olay, tören sırasında diğer öğrenciler ve veliler arasında tartışmalara yol açarken, öğrencinin geçmişte AKP'li siyasetçilerle bir araya geldiği görüntüler dikkat çekti.
Pankart ve Tepkiler
Mezuniyet töreninde, "Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara vermeyi emreder" mealiyle bilinen Nahl Suresi 90. ayetinin yazılı olduğu pankartı taşıyan öğrenci, tören alanında yürürken bazı katılımcılar tarafından alkışlanırken, bazıları tarafından tepkiyle karşılandı. Üniversite yönetimi, pankartın tören öncesi onaylanmadığını ve olayla ilgili inceleme başlatıldığını duyurdu. Öğrenci ise yaptığı açıklamada, pankartın tamamen kişisel dini inancının ifadesi olduğunu ve herhangi bir siyasi mesaj taşımadığını iddia etti.
Arşivden Çıkan Fotoğraflar
Ancak öğrencinin daha önce sosyal medyada paylaştığı fotoğraflar, bu iddianın sorgulanmasına neden oldu. Görüntülerde, öğrencinin AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Sözcüsü Ömer Çelik, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum gibi isimlerle çektirdiği pozlar yer alıyor. Fotoğrafların parti etkinliklerinde ve seçim mitinglerinde çekildiği belirtiliyor. Öğrencinin AKP Gençlik Kolları'nda aktif görev aldığı da iddia ediliyor. Bu durum, pankartın siyasi bir provokasyon olabileceği yorumlarına yol açtı.
Değerlendirme
Olay, üniversitelerde dini sembollerin kullanımı ve siyasetin eğitim alanına sızması tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Yeditepe Üniversitesi'nin özel bir üniversite olmasına rağmen bu tür bir olayın yaşanması, kurumun duruşu hakkında soru işaretleri oluşturdu. Öte yandan, öğrencinin geçmiş bağlantıları pankartın spontane bir inisiyatiften ziyade organize bir eylem olabileceğini düşündürüyor. Bu tür olayların, toplumdaki kutuplaşmayı derinleştirme riski taşıdığı açık. Hukuk fakültesi mezunu bir öğrencinin, anayasada güvence altına alınan ifade özgürlüğünü bu şekilde kullanması ve arkasından gelen siyasi bağlantılar, eylemin mahiyeti konusunda daha fazla şeffaflık talep edilmesine neden oluyor.