Yeditepe Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde üzerinde "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayetinin yazılı olduğu pankart açarak gündeme gelen Mustafa Malo, gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, üniversitenin 2023-2024 akademik yılı mezuniyet töreninde yaşanmış, genç mezunun pankartı sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı.
Törende pankart açtı, gözaltına alındı
Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen mezuniyet töreninde, Mustafa Malo adlı öğrenci, cübbesinin üzerine astığı pankartla dikkat çekmişti. Pankartta yer alan "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ifadesi, Kur'an-ı Kerim'in Hûd Suresi 112. ayetinden alıntıydı. Tören sırasında güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle karşılaşan Malo, gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Malo, savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.
Mahkeme tutuklama kararı verdi
Nöbetçi sulh ceza hakimliğinde ifade veren Mustafa Malo, 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçlamasıyla tutuklanmasına karar verildi. Hakimlik, Malo'nun üzerine atılı suçun katalog suçlardan olması ve kuvvetli suç şüphesinin bulunması gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Karar, avukatlar tarafından itiraz edilmek üzere hazırlanırken, Malo'nun ailesi ve yakınları adliye önünde basın açıklaması yaparak adaletin yerini bulmasını istedi.
Olayın arka planı ve tepkiler
Mustafa Malo'nun pankartı, sosyal medyada kısa sürede trend konusu olmuş, birçok kullanıcı tarafından paylaşılmıştı. Bazı kesimler pankartın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, bazıları ise üniversite yönetiminin ve güvenlik güçlerinin müdahalesini eleştirmişti. Yeditepe Üniversitesi'nden yapılan açıklamada, tören düzeninin bozulmaması için güvenlik önlemlerinin alındığı ve olayla ilgili adli makamlara bilgi verildiği belirtilmişti.
Yaşanan bu gelişme, üniversite mezuniyet törenlerinde ifade özgürlüğünün sınırları konusunu yeniden gündeme getirdi. Hukukçular, bir öğrencinin dini içerikli bir pankart açmasının suç teşkil edip etmediğini tartışırken, ifade özgürlüğü ile toplumsal hassasiyetler arasında denge kurulması gerektiğini belirtiyor. Tutuklama kararı, kamuoyunda farklı görüşlere yol açtı; bazı sivil toplum kuruluşları kararı protesto ederken, bazıları ise yargının bağımsızlığını vurgulayarak sürecin takipçisi olduklarını ifade etti.
Mustafa Malo'nun avukatları, müvekkillerinin herhangi bir şiddet eylemi veya suç unsuru içermeyen bir pankart açtığını, bu nedenle tutuklama kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak itiraz dilekçesini mahkemeye sunacaklarını açıkladı. Malo'nun tutuklu kaldığı süreç boyunca cezaevinde kalacağı, yargılamanın ise önümüzdeki günlerde başlayacağı öğrenildi.
İfade özgürlüğü ve inanç özgürlüğü tartışması
Bu olay, Türkiye'de ifade özgürlüğünün sınırları konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi. Anayasa'nın 26. maddesi ifade özgürlüğünü güvence altına alırken, bu özgürlüğün sınırları kanunla belirlenmiştir. Dini değerlerin kamu düzenini bozacak şekilde kullanılması suç olarak kabul edilebiliyor. Ancak uzmanlar, bireysel bir eylemin bu kapsamda değerlendirilebilmesi için açık bir tehdit veya tahrik unsuru taşıması gerektiğini vurguluyor. Mustafa Malo'nun pankartında yer alan ifade, doğrudan bir siyasi veya ideolojik mesaj içermemesi nedeniyle tartışmaların odağında yer alıyor.
Öte yandan, benzer olayların yaşanmaması için üniversitelerin mezuniyet törenlerinde daha önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde hareket etmeleri, öğrencilerin ise ifade özgürlüğünü kullanırken toplumsal sorumluluklarını göz önünde bulundurmaları gerektiği belirtiliyor. Hukuki sürecin sonucu, ifade özgürlüğü açısından emsal niteliği taşıyabilir. Bu nedenle kamuoyunun gözü, mahkemenin vereceği kararda.