Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde Kur'an-ı Kerim'den bir ayetin yer aldığı pankartın açılmasıyla başlayan tartışmada yeni görüntüler ortaya çıktı. Sosyal medyada yayımlanan videoda, pankartın tören alanına getiriliş anı ve bazı katılımcıların tepkileri yer alıyor. Olay, üniversite yönetiminin pankartı kaldırtması ve ardından Rektör Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl'ün istifasıyla büyüyen bir krize dönüşmüştü. Yeni görüntüler, pankartın önceden hazırlandığını ve organizasyonun içinden kişilerce taşındığını gösteriyor.
Yeni görüntülerde neler var?
Ortaya çıkan görüntülerde, bir grup öğrenci ve akademisyenin pankartı tören alanına getirdiği, ardından pankartın bir süre havada tutulduğu görülüyor. Görüntülerde, pankartta 'Rabbinin adını an ve her şeyden kendini çek' (Müzzemmil Suresi 8. ayet) yazılı olduğu anlaşılıyor. Tepki çeken anlardan biri ise, bir kadın akademisyenin pankartı engellemeye çalışırken yaşanan kısa süreli gerginlik. Olayla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmış, daha önce bir öğretim üyesi ve bir öğrenci ifade vermişti. Yeni görüntülerin dosyaya eklenmesi bekleniyor.
Olayın geçmişi ve tarafların tutumu
Geçtiğimiz hafta gerçekleşen mezuniyet töreninde, bir grup tarafından açılan ayetli pankart, üniversite yönetimince 'törenin tarafsızlığını bozduğu' gerekçesiyle kaldırıldı. Bunun üzerine bazı öğrenci ve akademisyenler, 'dini inanca saygısızlık yapıldığı' gerekçesiyle tepki gösterdi. Rektör Bingöl ise yaptığı açıklamada, 'pankartın içeriğine değil, tören ortamında siyasi veya dini sembollerin kullanılmasına karşı olduklarını' belirtti. Ancak bu açıklama tepkileri dindirmedi ve Rektör istifa etti. YÖK konuyla ilgili inceleme başlattı. Öte yandan, İstanbul Barosu da olayı kınayan bir açıklama yaparken, bazı sivil toplum kuruluşları 'üniversitelerin laik yapısının korunması' çağrısı yaptı.
Yeni görüntüler, olayın planlı olduğu yönündeki iddiaları güçlendirirken, soruşturmanın seyrini değiştirebilir. Hukukçular, pankartın açılmasının 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçu kapsamında değerlendirilebileceğini, ancak ifade özgürlüğü sınırları içinde kalabileceğini belirtiyor. Olay, Türkiye'deki laiklik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Üniversitelerde dini sembollerin kullanımıyla ilgili net bir düzenleme bulunmazken, her üniversitenin kendi iç yönetmeliğine göre hareket etmesi, benzer olayların yaşanmasına zemin hazırlıyor.