Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde elinde Kur'an-ı Kerim'den ayet yazılı pankartla kürsüye çıkan Mustafa Malo, olayın ardından ilk kez A Haber canlı yayınında konuştu. Genç hukukçu, “Başörtülü ablalarımızın alkışı beni üzdü” diyerek tartışma yaratan anlara açıklık getirdi. Mezuniyet töreninin ardından sosyal medyada geniş yankı uyandıran olay, kamuoyunda farklı kesimlerden tepki ve destek gördü.
Pankartta ne yazıyordu?
Malo'nun kürsüde açtığı pankartta, Kur'an-ı Kerim'in Nur Suresi 31. ayeti yer alıyordu. Ayette, “Mümin kadınlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını korusunlar. Dışarıda kalanları dışında ziynetlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar” ifadeleri bulunuyor. Pankartın hemen önünde oturan başörtülü bazı kadın öğrencilerin Malo’yu alkışlaması, başörtüsü açık bazı öğrencilerin ve velilerin ise tepki göstermesi gerginliğe yol açtı.
Malo: “Amacım tahrik değil, hatırlatmaktı”
A Haber’de katıldığı programda konuşan Malo, “Kesinlikle kimseyi tahrik etmek veya incitmek istemedim. Sadece Kur’an’ın açık emrini hatırlatmak istedim. Başörtülü ablalarımızın alkışlaması beni şaşırttı ve üzdü, çünkü onlar zaten bu emri yerine getiriyor. Asıl mesaj, örtünmeyenlere yönelikti” ifadelerini kullandı. Malo, protestolar üzerine pankartı kapatmak zorunda kaldığını ve törenin kalanında herhangi bir olay yaşanmadığını belirtti.
Üniversiteden ve rektörlükten açıklama
Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü, olayla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, “Mezuniyet törenleri öğrencilerin anılarında güzel bir yer edinir. Herhangi bir siyasi veya dini sembolün tören atmosferine taşınması uygun değildir. Gerekli disiplin süreci başlatılmıştır” dedi. Sosyal medyada ise iki farklı kamp oluştu. Bir grup Malo’yu ifade özgürlüğü ve dini hassasiyet çerçevesinde savunurken, diğer grup törenin saygınlığını bozduğu gerekçesiyle eleştirdi.
Toplumda geniş yankı
Olay, Türkiye’de başörtüsü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kadın dernekleri ve sivil toplum kuruluşları, Malo’nun eylemini “baskıcı” ve “taciz edici” olarak nitelendirirken, muhafazakar çevreler genç hukukçuyu cesur buldu. Uzmanlara göre, bu tür bireysel eylemler toplumsal kutuplaşmayı derinleştirme riski taşıyor.