CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Ankara-İstanbul hızlı tren hattı üzerinde bulunan T-26 Tüneli yapımında 12 milyar lirayı aşan kamu zararı oluştuğunu iddia etti. Yavuzyılmaz, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, projenin ihale sürecinden uygulama aşamasına kadar birçok usulsüzlük bulunduğunu ileri sürdü. Milletvekili, zararın tespiti için Sayıştay raporlarına ve kendi elde ettiği belgelere dayandığını belirtti.
Tünelde yüklenici değişikliği ve maliyet artışı
Yavuzyılmaz'ın iddiasına göre, T-26 Tüneli ihalesi ilk olarak 2013 yılında yapıldı ve 1,2 milyar lira bedelle bir firmaya verildi. Ancak proje ilerledikçe yüklenici firma değiştirildi ve sözleşme bedeli defalarca artırıldı. Toplam maliyetin 13 milyar lirayı bulduğunu, ancak yapılan denetimlerde bu harcamaların 12 milyar liralık kısmının kamu zararı olarak nitelendirilebileceğini öne sürdü. Milletvekili, tünelin jeolojik yapısının ihale öncesi doğru analiz edilmediğini, bu nedenle ek maliyetler çıktığını savundu.
Sayıştay raporlarına atıf
Yavuzyılmaz, Sayıştay'ın 2022 yılı denetim raporlarına atıfta bulunarak, tünel projesinde ihale mevzuatına aykırılıklar tespit edildiğini, ancak bu raporların kamuoyuyla paylaşılmadığını söyledi. Ayrıca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın konuyla ilgili herhangi bir soruşturma başlatmadığını, bu durumun hesap verebilirlik açısından sorun yarattığını ifade etti.
Muhalefetten soru önergesi
CHP'li vekil, konuyu Meclis gündemine taşıyacağını ve Ulaştırma Bakanı'na yazılı soru önergesi vereceğini duyurdu. Ayrıca, tünelin yapımında görev alan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirtti. Yavuzyılmaz, "Bu büyüklükte bir kamu zararı karşısında sessiz kalmak mümkün değil. Kamu kaynaklarının israf edilmesine izin vermeyeceğiz." dedi.
Ankara-İstanbul hızlı tren hattı, Türkiye'nin en önemli ulaşım projelerinden biri olarak yaklaşık 533 kilometrelik bir güzergâha sahip. T-26 Tüneli ise bu hattın en zorlu kesimlerinden birini oluşturuyor. Daha önce de benzer iddialar gündeme gelmiş, ancak bakanlık tarafından yalanlanmıştı. Yavuzyılmaz'ın sunduğu belgelerin doğruluğu ise henüz bağımsız bir denetimle teyit edilmiş değil. Kamuoyu, konunun takipçisi olacağını belirten muhalefet ve hükümet arasında yeni bir tartışma başlatmasını bekliyor.