Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün kumpas davalarını yürüten firari savcılar Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç'in yargılandığı dosyalarda 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davaların düşürülmesini talep etti. Karar, kumpas mağduru emekli askerler tarafından tepkiyle karşılandı. Başsavcılık, söz konusu savcıların "örgüt üyeliği" suçundan yargılandığı davalarda delil yetersizliği ve süre aşımı nedeniyle beraat veya düşme isteminde bulundu.
Zamanaşımı Talebinin Ayrıntıları
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi, firari savcılar hakkında açılan ve halen devam eden davaları kapsıyor. Başsavcılık, sanıkların 2013-2014 yıllarında işlediği iddia edilen suçlar için öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin 2022 itibarıyla dolduğunu belirtti. Bu kapsamda, Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç'in "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan yargılandığı dosyalarda düşme kararı verilmesi istendi.
Başsavcılık ayrıca, sanıkların firari olması nedeniyle savunmalarının alınamadığını ve delillerin zamanaşımı süresi içinde toplanamadığını vurguladı. Karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda görüşülecek. Kurul'un onayı halinde davalar düşecek.
Kumpas Mağdurlarından Sert Tepki
Kumpas davalarında hedef alınan emekli askerler, kararı "adaletin tecelli etmemesi" olarak yorumladı. Emekli subaylar, yıllarca cezaevinde kaldıklarını ve itibarlarının zedelendiğini hatırlatarak, savcıların yargılanmasının önemine dikkat çekti. Bir mağdur, "Bizler bu kumpaslar yüzünden hayatımızın en verimli yıllarını hapiste geçirdik. Şimdi faillerin zamanaşımıyla kurtulması kabul edilemez" dedi.
Emekli askerlerin avukatları, zamanaşımı süresinin dolmadığını, çünkü suçun niteliği itibarıyla daha uzun bir süre öngörüldüğünü savunuyor. Ayrıca, firari sanıkların yakalanamamasının kendi kusurları olduğunu, bu durumun zamanaşımını durdurması gerektiğini belirtiyor.
FETÖ Davalarında Zamanaşımı Tarışması
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası başlatılan soruşturmalarda, kumpas davalarına karışan savcı ve hakimler hakkında çok sayıda dava açılmıştı. Ancak bu davaların bir kısmı sanıkların firar etmesi nedeniyle ilerleyemedi. Zamanaşımı süresi, Türk Ceza Kanunu'na göre suçun türüne göre değişiyor. Terör suçlarında zamanaşımı süresi 15 yıla kadar çıkabiliyor. Ancak başsavcılık, somut olayda 8 yıllık sürenin geçerli olduğunu değerlendiriyor.
Hukukçular, kararın emsal teşkil edebileceğini ve diğer FETÖ davalarını da etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle firari sanıkların yargılandığı dosyalarda benzer taleplerin gelebileceği ifade ediliyor.
Yargıtay'ın Tutumu ve Süreç
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nde değerlendirilecek. Daire, talebi yerinde görürse davaların düşmesine karar verecek. Karara itiraz yolu açık. Mağdur avukatları, kararı temyiz edeceklerini açıkladı.
Yargıtay'ın son yıllardaki içtihatları, FETÖ davalarında zamanaşımı konusunda farklılık gösteriyor. Bazı daireler, örgüt üyeliği suçunda zamanaşımının suçun işlendiği tarihten itibaren başladığını kabul ederken, bazıları örgütün faaliyetlerinin devam etmesi halinde sürenin kesintiye uğradığını belirtiyor.
Kamuoyunda Yankıları
Karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada "FETÖ'cülere af" etiketiyle paylaşımlar yapıldı. Siyasi partilerden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak muhalefet partileri, iktidarı "FETÖ ile mücadelede samimiyetsizlikle" suçlayabilir.
Adalet Bakanlığı'ndan konuya ilişkin bir açıklama yapılmadı. Bakanlık kaynakları, sürecin yargıya ait olduğunu ve saygı duyulması gerektiğini belirtti.
Değerlendirme
Zamanaşımı kararı, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki en tartışmalı davalardan biri olan kumpas dosyalarında önemli bir dönüm noktası olabilir. Bir yandan mağdurların adalet arayışı, diğer yandan hukuk devleti ilkeleri arasında denge kurulması gerekiyor. Zamanaşımı, sanıkların yargılanmasını engelleyen bir usul kuralı olsa da, kamu vicdanında derin yaralar açabilir. Yargıtay'ın vereceği karar, benzer davalar için emsal oluşturacak ve FETÖ ile mücadelenin seyrini etkileyebilecek.