Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir kararında hasta eşle ilgilenmemenin boşanma davasında kusur sayılacağını ve duygusal şiddet olarak değerlendirileceğini hükme bağladı. Karar, evlilik birliğinin temel yükümlülüklerinden olan 'yardım ve destek' yükümlülüğünün ihlal edilmesinin, maddi ve manevi tazminat gerektiren bir kusur olduğunu ortaya koydu. Yerel mahkemenin aksine Yargıtay, eşinin sağlık sorunlarıyla ilgilenmeyen kocayı kusurlu buldu ve boşanma davasında eşe tazminat ödenmesine hükmetti. Bu karar, hasta ve engelli bireylerin evlilik içinde korunması açısından emsal niteliği taşıyor.
Davaya Konu Olay
İstanbul'da yaşayan çift, 2003 yılında evlendi. Evliliklerinin ilerleyen yıllarında kadın, şeker hastalığına bağlı olarak görme kaybı yaşamaya başladı. Eşi, hastalık sürecinde kadının tedavileriyle ilgilenmediği gibi, onu evden uzaklaştırarak camide kalmaya zorladı. Kadın, bu süreçte defalarca eşinden yardım istemesine rağmen olumlu yanıt alamadı. Bunun üzerine boşanma davası açan kadın, kocasının kendisine kötü muamelede bulunduğunu ve duygusal şiddet uyguladığını ileri sürdü. Yerel mahkeme, davayı reddederek tarafların eşit kusurlu olduğuna karar verdi. Ancak Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozdu.
Yargıtay'ın Değerlendirmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararında hasta eşin bakımı ve desteğinin evlilik birliğinin temel yükümlülüklerinden olduğunu vurguladı. Daire, "Eşinin ağır hastalık sürecinde onunla ilgilenmeyen, tedavilerine destek olmayan koca, evlilik birliğinin yüklediği görevleri yerine getirmemiştir" ifadelerini kullandı. Kararda, bu davranışların duygusal şiddet kapsamında değerlendirildiği belirtilerek, kadının manevi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca kocanın evden kovma ve camide kalmaya zorlama eylemlerinin de kusur oluşturduğu kaydedildi. Yargıtay, boşanmanın kadın lehine olduğuna hükmederek, yerel mahkemenin kararını bozdu ve dosyayı yeniden görülmek üzere gönderdi.
Kararın Önemi ve Hukuki Boyut
Bu karar, evlilikte hasta eşe bakım yükümlülüğünün sadece fiziksel değil, duygusal boyutunu da ortaya koyuyor. Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesi, eşlerin birbirlerine yardım ve destek yükümlülüğünü düzenliyor. Yargıtay, bu yükümlülüğün ihlalini duygusal şiddet olarak nitelendirerek, boşanma davalarında yeni bir içtihat oluşturdu. Uzmanlara göre bu karar, hasta ve engelli bireylerin evlilik içinde korunmasını güçlendirecek ve benzer durumlardaki mağdurların hak arayışını kolaylaştıracak. Ayrıca, boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde kusur oranının belirlenmesine ışık tutuyor.
Sürecin Devamı
Yargıtay'ın bozma kararının ardından dosya, yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderildi. Yerel mahkemenin, Yargıtay'ın içtihadı doğrultusunda yeni bir karar vermesi bekleniyor. Hukuk çevreleri, bu kararın boşanma davalarında emsal teşkil edeceğini ve özellikle hasta eşlerin mağduriyetinin giderilmesine katkı sağlayacağını değerlendiriyor. Aile hukuku alanında çalışan avukatlar, konunun takipçisi olduklarını belirtiyor.
Öte yandan, bu karar toplumda evlilikte bakım ve destek yükümlülüğünün önemini bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, eşlerin birbirlerine karşı sorumluluklarının sadece maddi değil, manevi boyutunun da olduğunu vurguluyor. Hastalık, yaşlılık gibi zorlu dönemlerde eşlerin birbirine sahip çıkması gerektiğini belirten psikologlar, bu tür durumların evlilik birliğini güçlendirdiğini ifade ediyor. Yargıtay'ın kararı, hukuki boyutun yanı sıra toplumsal farkındalık açısından da önem taşıyor.