Yargıtay, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında komiser yardımcılığı sınavında usulsüzlük yaptığı iddia edilen bir sanık hakkında verilen beraat kararını bozdu. Sanığın, sınavda iptal edilen tüm soruları doğru yanıtlaması ve 'çok kuvvetli şüpheli' olarak raporlanmasına rağmen yerel mahkeme tarafından beraat ettirilmesi, Yargıtay'ın müdahalesiyle yeniden yargılama sürecine girdi.
Skandalı ortaya çıkaran detaylar
İddiaya göre, 2017 yılında yapılan Polis Akademisi komiser yardımcılığı sınavında, FETÖ bağlantılı bazı kişilerin sorulara önceden eriştiği belirlenmişti. Soruşturma kapsamında, sınavda sorulan 30 sorudan 16'sının iptal edildiği, iptal edilen bu soruların tamamını doğru yanıtlayan sanığın ise dikkat çektiği ifade ediliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı raporda, sanığın 'çok kuvvetli şüpheli' olarak nitelendirildiği ve sınav sonuçlarının manüplasyonla elde edildiği yönünde ciddi bulgular olduğu kaydedildi.
Yargıtay'ın gerekçesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin beraat kararının usul ve esasa ilişkin hatalar içerdiğine hükmetti. Kararın gerekçesinde, sanığın sınavda iptal edilen tüm soruları doğru yanıtlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca sanık hakkında 'çok kuvvetli şüpheli' raporu bulunmasına rağmen yeterli araştırma yapılmadığı belirtildi. Yargıtay, yerel mahkemenin dosyadaki kuvvetli suç belirtilerini görmezden geldiğini vurgulayarak, kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılanmak üzere İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.
FETÖ soruşturmalarında yeni dönem
Bu karar, FETÖ/PDY yapılanmasının devlet kurumlarına sızma girişimlerine karşı yürütülen hukuki mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, özellikle sınav sorularının sızdırılması gibi sistematik eylemlerde, sanıkların 'beraat' almasının toplumda infial yarattığını ve Yargıtay'ın bu tür kararlarının caydırıcılığı artırdığını belirtiyor. Aynı dava kapsamında, soruları sızdırdığı iddia edilen diğer sanıkların yargılamalarının da devam ettiği öğrenildi.
Yargıtay'ın bozma kararı sonrası, yeniden başlayacak yargılamada sanığın, kuvvetli suç şüphesi altında yargılanacağı ve olası bir mahkumiyet durumunda 5 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabileceği ifade ediliyor. Adliye çevreleri, davanın emniyet teşkilatındaki temizlik operasyonları açısından da önem taşıdığını vurguluyor.