Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir fabrikada personel şefi olarak çalışan K.B.'nin, işe gelmeyen işçiler adına mesai kartı basması nedeniyle tazminatsız işten çıkarılmasının haklı olduğuna hükmetti. 18 yıldır aynı işyerinde çalışan davacı, işveren tarafından disiplin soruşturması sonucu tazminatsız olarak işten çıkarıldı. Davacının açtığı tazminat davası, yerel mahkeme tarafından reddedilince konu Yargıtay'a taşındı.
Olayın geçmişi
İstanbul'da faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında personel şefi olarak görev yapan K.B., 2018 yılında işveren tarafından işten çıkarıldı. İşveren, K.B.'nin, izinli ya da raporlu olmayan bazı işçilerin yerine mesai kartı bastığını, böylece fiilen çalışmayan kişilere ücret ödenmesine neden olduğunu iddia etti. İşveren tarafından başlatılan soruşturma kapsamında güvenlik kamerası kayıtları ve parmak izi giriş logları incelendi. K.B.'nin, aralarında bir sendika temsilcisinin de bulunduğu üç işçi adına, onların haberi olmadan kart bastığı tespit edildi. İşveren, K.B.'yi iş sözleşmesinin 5. maddesine aykırı davranış ve güven ilişkisini zedeleme gerekçesiyle tazminatsız olarak işten çıkardı.
Yerel mahkeme kararı
K.B., işe iade ve kıdem-ihbar tazminatı talebiyle İstanbul İş Mahkemesi'nde dava açtı. Davacı, suçlamaları kabul etmediğini, baskı altında olduğunu ve işverenin kendisini sendikal faaliyetleri nedeniyle hedef aldığını öne sürdü. İstanbul İş Mahkemesi, dosyadaki delilleri değerlendirerek, K.B.'nin eyleminin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih sebebi olduğuna ve tazminat ödenmemesi gerektiğine karar verdi. Mahkeme, kamera görüntüleri ve log kayıtlarının, davacının bilerek ve isteyerek başkaları adına kart bastığını gösterdiğini belirtti.
Yargıtay'ın değerlendirmesi
Kararı temyiz eden K.B., Yargıtay'da da haksız bulundu. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2023/15412 E. ve 2024/8912 K. sayılı ilamında, davacının işyerinde güven ilişkisini ciddi boyutta sarstığını, bu tür eylemlerin işverenin temel haklarını ihlal ettiğini ifade etti. Kararda, 'Davacının, kendisine emanet edilen parmak izi giriş sistemi yetkisini kötüye kullanması, işverene olan bağlılığını ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle işverenin tazminatsız feshi haklıdır' denildi. Daire, yerel mahkeme kararını onayarak davacının temyiz itirazlarını reddetti.
Emsal nitelikteki karar
Hukukçular, Yargıtay'ın bu kararının, özellikle işyerlerinde parmak izi veya kartlı geçiş sistemlerinin kötüye kullanılması açısından emsal teşkil edeceğini belirtiyor. İş hukuku uzmanlarına göre, 'mesai hırsızlığı' olarak adlandırılan bu tür eylemler, işçinin en ağır disiplin cezalarından birini almasına neden olabilir. Karar, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin korunmasının önemini vurguluyor.
Sonuç
Yargıtay'ın bu kararı, çalışma hayatında dürüstlük ve güvenin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. 18 senelik bir çalışanın, kart basma fiiliyle tüm emeklilik ve tazminat haklarını kaybetmesi, iş etiği konusunda net bir uyarı niteliği taşıyor. İşverenlerin haklı fesih hakkını kullanırken somut delillere dayanması gerektiğini de hatırlatan karar, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici olacak.