Bursa İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, küçükbaş hayvancılığın önemli çıktılarından biri olan yapağının yeterince değerlendirilemediğini ve milyonlarca lira değerindeki ürünün adeta arazilere atıldığını söyledi. Oran, bu durumun hem yetiştiriciler hem de ülke ekonomisi için ciddi bir kayıp anlamına geldiğini vurgulayarak Bursa'ya bir işleme tesisi kurulması için çağrıda bulundu.
Yapağı Neden Değerlendirilemiyor?
Yıldırım Oran, yapağının koyun yetiştiriciliğinin yan ürünü olarak ortaya çıktığını, ancak işleme kapasitesi yetersizliği nedeniyle bu ürünün ekonomik değere dönüştürülemediğini belirtti. Türkiye'de yapağının büyük bölümünün ham halde yurt dışına, özellikle Çin'e gönderildiğini ifade eden Oran, "Çin'e hammadde olarak gönderiyoruz, sonra işlenmiş olarak geri alıyoruz. Bu, katma değerin başka ülkelere gitmesi anlamına geliyor" dedi.
Oran'a göre, yapağının işlenmesi için gerekli tesislerin kurulmaması, yetiştiricinin elindeki ürünü neredeyse yok pahasına elden çıkarmasına yol açıyor. Bazı durumlarda ise yapağı hiç alıcı bulamıyor ve arazilerde çürümeye terk ediliyor. Bu durum, hem emeğin hem de doğal kaynağın boşa gitmesi anlamına geliyor.
Bursa'da Tesis Kurulması İçin Çağrı
Bursa'nın küçükbaş hayvancılıkta önemli bir potansiyele sahip olduğunu hatırlatan Oran, kentte kurulacak bir yapağı işleme tesisinin bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Oran, "Bursa'da böyle bir tesis kurulursa hem yetiştirici ürününü değerinde satar hem de istihdam oluşur. Ayrıca işlenmiş yapağı ihracatıyla ülkeye döviz girer" diye konuştu.
Yapağının tekstil, halı, yalıtım malzemesi ve hatta organik gübre gibi birçok alanda kullanılabildiğini belirten Oran, bu ürünün işlenmesi için devlet destekli yatırımların teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Oran, kooperatifleşme veya özel sektör eliyle kurulacak tesislerin bölgesel kalkınmaya öncülük edebileceğini ekledi.
Küçükbaş Hayvancılığın Sorunları
Türkiye'de küçükbaş hayvancılık, son yıllarda artan yem maliyetleri, mera sorunları ve pazarlama zorluklarıyla mücadele ediyor. Yapağının değerlendirilememesi ise bu sorunların bir halkası olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yapağının ham olarak ihraç edilip işlenmiş olarak geri alınmasının, ülkenin tekstil sektöründeki rekabet gücünü de olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Bursa, tarihsel olarak ipek ve yünlü dokumacılığın merkezi olmuş bir şehir. Ancak son yıllarda bu alandaki üretim ve işleme kapasitesi azalmış durumda. Oran'ın çağrısı, kentin bu mirasını yeniden canlandırma potansiyeli taşıyor. Yapağının işlenmesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir değerin korunması anlamına da geliyor.
Çözüm Önerileri ve Beklentiler
Yıldırım Oran, yetiştiricilerin yapağıdan gelir elde edememesi nedeniyle küçükbaş hayvancılıktan uzaklaştığını, bunun da et ve süt üretimini olumsuz etkilediğini vurguladı. Oran, "Yapağıyı değerlendiremezsek, hayvancılık da geriler. Bu nedenle acil adımlar atılmalı" dedi.
Çözüm için atılması gereken adımlar arasında şunlar sıralanıyor:
- Bursa'da modern bir yapağı işleme tesisi kurulması,
- Yapağı toplama ve dağıtım ağının güçlendirilmesi,
- Yetiştiricilere yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları,
- Devlet destekli teşviklerin artırılması,
- Kooperatifleşmenin yaygınlaştırılması.
Oran, bu adımların atılması halinde hem yerel ekonominin canlanacağını hem de Türkiye'nin yapağı ithalatının azalacağını söyledi. Ayrıca, işlenmiş yapağının uluslararası pazarda daha yüksek fiyata alıcı bulduğunu belirterek, katma değerli ürün ihracatının önemine dikkat çekti.
Bağlam ve Değerlendirme
Türkiye, dünya yapağı üretiminde önemli bir yere sahip olsa da, işleme kapasitesi sınırlı olduğu için bu ürünün büyük kısmı ham olarak ihraç ediliyor. Çin başta olmak üzere bazı ülkeler, ham yapağıyı işleyerek katma değerli ürünlere dönüştürüp yüksek fiyatlarla satıyor. Bu durum, Türkiye'nin kaynaklarını etkin kullanamadığını gösteriyor.
Bursa özelinde kurulacak bir tesis, sadece yapağıyı değil, aynı zamanda bölgedeki diğer tarımsal ürünleri de işleyerek ekonomik çeşitliliği artırabilir. Ancak böyle bir yatırımın hayata geçmesi için kamu-özel işbirliği ve uzun vadeli bir strateji gerekiyor. Yıldırım Oran'ın çağrısı, bu stratejinin ilk adımı olarak görülebilir.
Küçükbaş hayvancılığın sürdürülebilirliği, sadece et ve süt üretimine değil, yan ürünlerin değerlendirilmesine de bağlı. Yapağının ekonomiye kazandırılması, hem yetiştiricinin gelirini artıracak hem de ülkenin dışa bağımlılığını azaltacaktır. Bu nedenle, Bursa'da kurulacak bir tesis, pilot bir uygulama olarak diğer bölgelere de örnek teşkil edebilir.