Adana'da 3 aylıkken yapılan yanlış bir iğne nedeniyle konuşma ve hareket kabiliyetinde kalıcı sorunlar oluşan 52 yaşındaki Ergün Alakuş, engeline rağmen hayata tutunarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Alakuş, şimdi tek bir hayalinin peşinde: kendi yaşamını idame ettirebilecek bir işe sahip olmak ve bağımsız bir birey olarak toplumda yer almak.
Yanlış iğnenin yol açtığı kalıcı hasar
Ergün Alakuş, 1972 yılında Adana'da dünyaya geldi. Henüz 3 aylıkken rahatsızlanan Alakuş'a, o dönemde yaygın olarak uygulanan bir iğne yapıldı. Ancak iğnenin yanlış yapılması sonucu sinir sisteminde kalıcı hasar oluştu. Konuşma ve hareket kabiliyetini büyük ölçüde kaybeden Alakuş, yaşamının ilk yıllarından itibaren sayısız zorlukla mücadele etmek zorunda kaldı.
O yıllarda tıbbi hataların sıklıkla yaşandığını belirten Alakuş, "Ailem her şeyi denedi ama geri dönüşü olmadı. Konuşmayı ve yürümeyi geç öğrendim, hâlâ da tam olarak konuşamıyorum. Ama pes etmedim" diyor.
Hayata tutunma mücadelesi
Engeline rağmen hayata küsmeyen Alakuş, özel eğitimler ve fizik tedavi süreçleriyle konuşma ve hareket becerilerini kısmen de olsa geliştirdi. İlkokulu tamamladıktan sonra ortaokula devam edemedi çünkü ailesi ve çevresi onu okula göndermekte tereddüt etti. Ancak Alakuş, kendi kendine okuma yazmayı öğrendi ve el becerilerini geliştirdi.
Yıllar boyunca çeşitli işlerde çalışmaya çalıştı ancak engeli nedeniyle sürekli iş bulmakta zorlandı. Yine de hayata küsmedi; aksine her gün yeni bir hedef belirledi. "Benim gibi insanların toplumda görünür olması gerekiyor. Biz de bu ülkenin bir parçasıyız" diyerek sesini duyurmaya çalışıyor.
Çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü
Küçük yaşlardan itibaren el işleriyle ilgilenen Alakuş, ahşap oymacılığına merak sardı. Kendi imkânlarıyla küçük atölyesinde çeşitli objeler yapmaya başladı. Yaptığı ürünleri satarak geçimini sağlamaya çalışan Alakuş, bir yandan da hayalini kurduğu mesleği icra etmenin mutluluğunu yaşıyor. "Çocukken hep bir usta olmak, kendi işimi kurmak isterdim. Şimdi küçük de olsa bir atölyem var ve üretiyorum. Bu benim için büyük bir başarı" diyor.
Tek hayali: Bağımsız bir yaşam
52 yaşındaki Alakuş, artık tek bir hayalinin olduğunu söylüyor: Kendi ayakları üzerinde durmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamak. "Devletten tek isteğim, engellilere yönelik istihdam olanaklarının artırılması. Biz de çalışabiliriz, üretebiliriz. Yeter ki fırsat verilsin" çağrısında bulunuyor.
Alakuş, engelli bireylerin toplumda daha fazla yer alması için farkındalık yaratılması gerektiğini vurguluyor. "İnsanlar engellileri görmezden geliyor. Oysa bizim de hayallerimiz, hedeflerimiz var. Sadece biraz destek ve anlayış bekliyoruz" diye ekliyor.
Engelli bireylerin istihdamı ve toplumsal farkındalık
Türkiye'de engelli bireylerin istihdamı konusunda yasal düzenlemeler bulunsa da uygulamada çeşitli sorunlar yaşanıyor. Engelli bireylerin iş bulma süreçlerinde karşılaştıkları önyargılar ve fiziksel engeller, onların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarını zorlaştırıyor. Ergün Alakuş gibi bireyler, azimleriyle bu zorlukları aşmaya çalışsa da sistemik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.
Uzmanlar, engelli bireylerin topluma kazandırılması için erken yaşta eğitim, rehabilitasyon ve iş uyum programlarının önemine dikkat çekiyor. Ayrıca işverenlere yönelik teşviklerin artırılması ve farkındalık kampanyalarının düzenlenmesi öneriliyor. Ergün Alakuş'un hikâyesi, engellerin hayallere engel olmadığını gösteren çarpıcı bir örnek olarak hafızalarda yer ediyor.