Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde 2012 yılında kaybolduktan 12 gün sonra cansız bedeni toprağa gömülü halde bulunan 3 yaşındaki Yakup Bozkurt'un faili meçhul dosyası 14 yıl sonra yeniden açıldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan baba Abdurrezzak Bozkurt, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
12 gün sonra bulunan minik beden
Olay, 2012 yılında Eskişehir'in Seyitgazi ilçesine bağlı bir köyde meydana geldi. Yakup Bozkurt, ailesinin yanından kaybolduktan sonra jandarma ve köylülerin katıldığı geniş çaplı arama çalışmaları başlatılmıştı. Küçük çocuğa ait izlerin sürüldüğü bölgede yürütülen aramalar sonucunda, kayboluşundan 12 gün sonra cansız bedeni toprağa gömülü halde bulundu. İlk otopsi ve soruşturma sürecinde faili tespit edilemeyen dosya, yıllarca arşivde kapalı kaldı.
14 yıl sonra gelen tutuklama
Yakup Bozkurt'un ölümüne ilişkin dosya, 14 yıl aradan sonra yeniden açıldı. Soruşturmayı derinleştiren cumhuriyet savcılığı, yeni delil ve ifadeler doğrultusunda çocuğun babası Abdurrezzak Bozkurt hakkında gözaltı kararı verdi. Gözaltına alınan baba, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, Abdurrezzak Bozkurt'un tutuklanmasına hükmetti.
Karar, aradan geçen uzun yıllara rağmen dosyanın kapanmadığını gösterdi. Ailenin diğer fertleri ve olaya tanıklık eden köylülerin ifadelerine yeniden başvurulduğu, teknik inceleme ve iletişim kayıtlarının güncel yöntemlerle ele alındığı belirtiliyor.
Faili meçhul dosyalarda yeni dönem
Türkiye'de faili meçhul dosyaların yeniden açılması, son yıllarda adalet mekanizmasının gündeminde yer alıyor. Özellikle çocuklara yönelik suçlarda zamanaşımı ve delil kaybı sorunları, ailelerin yıllarca süren mücadelesini beraberinde getiriyor. Yakup Bozkurt dosyasının yeniden açılması, benzer şekilde kapanan birçok dosya için emsal teşkil edebilecek nitelikte.
Uzmanlar, 14 yıl sonra gelen tutuklama kararının, delillerin korunması ve soruşturmaların takipsiz bırakılmaması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor. Küçük Yakup'un ölümüyle ilgili gerçeğin ortaya çıkarılması, ailesi ve kamuoyu açısından yıllardır beklenen bir adım olarak değerlendiriliyor.