TBMM komisyonunda kabul edilen ve yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'deki faaliyetlerini düzenleyen kanun teklifi, seyahat acenteleri ve tur operatörlerinin tepkisiyle karşılandı. Sektör temsilcileri, düzenlemenin yerli acenteler aleyhine rekabet eşitsizliği yarattığını ve 'dijital kapitülasyon' olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor. Teklifin yasalaşması halinde, yabancı platformların Türkiye'deki operasyonlarına ilişkin yeni vergisel ve idari yükümlülükler getirilmesi öngörülüyor.
Düzenlemenin getirdikleri ve sektörün endişeleri
Kanun teklifi, yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu, yerli acentelerle eşit koşullarda rekabet edebilmesi için vergi düzenlemeleri ve kullanıcı verilerinin korunmasına yönelik maddeler içeriyor. Ancak seyahat acenteleri, bu düzenlemenin yabancı platformlara avantaj sağlayacak şekilde kaleme alındığını savunuyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) yetkilileri, yabancı platformların halihazırda vergi muafiyetleri ve esnek çalışma modelleriyle haksız rekabet yarattığını, yeni düzenlemenin bu durumu daha da derinleştireceğini ifade ediyor.
Tur operatörleri ise, yerli acentelerin pandemi sonrası toparlanma sürecinde olduğunu ve ek yükümlülüklerin sektörü olumsuz etkileyeceğini dile getiriyor. Sektör temsilcileri, düzenlemenin acil olarak revize edilmesi ve yerli işletmelerin korunması için destekleyici maddeler eklenmesi çağrısında bulunuyor.
Rekabet kurulu ve vergi düzenlemeleri
Teklifin en tartışmalı maddelerinden biri, yabancı platformların Türkiye'de elde ettikleri gelirler üzerinden alınacak vergi oranı. Yerli acenteler, yabancı platformların düşük vergi oranlarıyla haksız avantaj elde ettiğini, bu durumun devlet gelirlerini de olumsuz etkilediğini belirtiyor. Rekabet Kurulu'nun da konuya ilişkin inceleme başlattığı ve yabancı platformların pazar hakimiyetinin araştırıldığı biliniyor.
Düzenleme, aynı zamanda dijital platformların kullanıcı verilerini yurt içinde saklama zorunluluğu getiriyor. Bu madde, kişisel verilerin korunması açısından olumlu karşılanırken, yabancı platformların uyum maliyetlerinin artacağı ve bu maliyetlerin tüketiciye yansıyabileceği endişesi dile getiriliyor.
Arka plan: Dijital ekonominin vergilendirilmesi
Türkiye, dijital ekonominin vergilendirilmesi konusunda son yıllarda çeşitli adımlar atmıştı. 2020'de yürürlüğe giren dijital hizmet vergisi, yabancı platformların Türkiye'deki reklam gelirlerinden pay alınmasını sağlamıştı. Ancak konaklama sektörüne yönelik özel bir düzenleme bulunmuyordu. Bu kanun teklifi, söz konusu boşluğu doldurmayı amaçlıyor.
Turizm gelirlerinin Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip olduğu düşünüldüğünde, düzenlemenin sektördeki tüm paydaşların görüşleri alınarak şekillendirilmesi gerekiyor. Yerli acenteler, yabancı platformlarla eşit koşullarda rekabet edebilmek için vergi indirimleri, dijital pazarlama destekleri ve bürokrasinin azaltılması gibi taleplerini yineliyor.
Önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi beklenen teklifin, sektör temsilcilerinin itirazları doğrultusunda değiştirilip değiştirilmeyeceği belirsizliğini koruyor. Seyahat acenteleri, düzenlemenin mevcut haliyle yasalaşması halinde Anayasa Mahkemesi'ne başvuru da dahil olmak üzere tüm hukuki yolları deneyeceklerini açıkladı.
Bu gelişme, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve yerli işletmelerin korunması arasındaki dengeyi nasıl kuracağı konusunda Türkiye'nin karşı karşıya olduğu zorluğu gözler önüne seriyor. Sektörün rekabet gücünü korurken, aynı zamanda tüketici haklarını ve devlet gelirlerini gözetmek için kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerekiyor.