Popüler sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter), tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi” hesabına Türkiye’den getirilen erişim engeline resmen itiraz etti. Platform, karara uyulmaması halinde bant daraltma dahil ağır yaptırımlarla karşılaşabileceğini açıkladı. Bu gelişme, sosyal medya platformları ile Türk yargısı arasında yeni bir gerilim dalgası yaratırken, İmamoğlu’nun avukatları tarafından da yargı sürecinin yakından takip edildiği belirtiliyor.
Erişim engeli kararı ve gerekçesi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İmamoğlu’nun “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi” adlı sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi kararı alınmıştı. Karar, İmamoğlu’nun tutuklu bulunduğu süreçte adaylık propagandası yapmasının önüne geçmek amacıyla alınmıştı. Ancak X platformu, bu kararın ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini savunarak karara itiraz etti. Platformun itiraz dilekçesinde, söz konusu hesabın bir kamuoyu bilgilendirme aracı olduğu ve İmamoğlu’nun siyasi görüşlerini ifade etme hakkının yasal güvence altında olduğu vurgulandı.
X’in itirazı ve olası yaptırımlar
X, Türkiye’deki temsilcisi aracılığıyla İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak erişim engeli kararının kaldırılmasını talep etti. Platform, karara uyulmaması durumunda yetkili mahkemelerin bant daraltma gibi ağır yaptırımlar uygulayabileceğini de kabul etmekle birlikte, itirazın sonuçlanmasını beklediğini duyurdu. X’in Türkiye temsilcisi, yaptığı yazılı açıklamada, “İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumun temel taşıdır. Bu nedenle, hukuka uygun olmadığını düşündüğümüz bu karara itiraz etme hakkımızı kullandık” ifadelerine yer verdi. Ancak uzmanlar, Türk yargısının sosyal medya platformlarına yönelik tutumunun sert olduğunu ve itirazın reddedilme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.
İmamoğlu’nun siyasi geleceği ve erişim engelleri
Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınmış ve ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İmamoğlu’nun tutukluluk süreci, Türkiye’de geniş yankı uyandırmış ve birçok kesim tarafından hukuki açıdan tartışmalı bulunmuştu. Tutukluluğunun ardından İmamoğlu’nun sosyal medya hesapları yakından takip edilirken, “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi” hesabı üzerinden adaylık çalışmalarını sürdürmek istediği öğrenilmişti. Ancak savcılık, bu hesabın adaylık propagandası yapmak amacıyla kullanıldığını ve bu nedenle erişim engeli getirilmesinin kamu yararına olduğunu savunmuştu.
İmamoğlu’nun avukatları ise erişim engelinin, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ve masumiyet karinesine aykırı bir uygulama olduğunu belirterek, karara karşı hukuki mücadeleye başlamıştı. X’in itirazı, bu sürecin en önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Sosyal medya platformları, daha önce de Türkiye’de birçok kez erişim engeli kararlarıyla karşı karşıya kalmıştı. Özellikle siyasi içerikli hesapların engellenmesi, platformların Türkiye’deki faaliyetlerini zorlaştırmış ve bazı platformların Türkiye’den çekilmesine kadar giden süreçler yaşanmıştı.
Türkiye’de sosyal medya ve yargı ilişkisi
Türkiye, sosyal medya platformlarına yönelik erişim engeli ve içerik kaldırma kararlarını sıkça uygulayan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle 2014 yılından bu yana Twitter (şimdiki X), YouTube ve Instagram gibi platformlara yönelik binlerce erişim engeli kararı alınmıştır. Bu kararların çoğu, kişilik hakları ihlali, terör propagandası veya milli güvenlik gerekçelerine dayanıyor. Ancak hukuk uzmanları, erişim engeli kararlarının ifade özgürlüğü üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu sıklıkla dile getiriyor.
X platformu, 2022 yılında Elon Musk’ın şirketi satın almasının ardından Türkiye’deki erişim engeli kararlarına karşı daha dirençli bir tutum sergilemeye başlamıştı. Ancak Türk hükümetiyle yaşanan bazı krizler, platformun Türkiye’de faaliyetlerini sürdürme stratejisini de şekillendirmişti. X, Türkiye’de resmi bir temsilci atayarak 2022 yılında kabul edilen sosyal medya yasasına uyum sağlamış ve içerik kaldırma taleplerine yanıt vermeye başlamıştı. Ancak bu iş birliği, İmamoğlu davası gibi siyasi hassasiyeti yüksek konularda sınırlara takılıyor.
Uluslararası boyut ve benzer örnekler
İmamoğlu’na yönelik erişim engeli, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Avrupa Birliği yetkilileri ve insan hakları örgütleri, Türkiye’deki bu uygulamayı eleştirerek, temel özgürlüklerin ihlal edildiğini açıkladı. Benzer bir olay, 2023 yılında Venezuela’da muhalefet lideri Maria Corina Machado’nun adaylık sürecinde de yaşanmıştı. O dönemde sosyal medya platformları, ülkedeki erişim engeli kararlarına karşı çıkarak uluslararası baskı oluşturmuştu.
Türkiye’de ise bu tür kararlar genellikle yargı süreci sonucunda netleşiyor. X’in yaptığı itiraz, önümüzdeki günlerde mahkeme tarafından değerlendirilecek. Kararın sonucu, hem İmamoğlu’nun siyasi geleceği hem de Türkiye’de sosyal medya özgürlüğü açısından belirleyici olabilir.
Sonuç
X’in İmamoğlu’nun hesabına getirilen erişim engeline itirazı, Türkiye’de sosyal medya ve hukuk arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme getirdi. Bu süreç, yalnızca İmamoğlu’nun adaylık hakkı açısından değil, aynı zamanda dijital ifade özgürlüğü ve platform yönetimleri açısından da kritik bir test niteliği taşıyor. Mahkemenin vereceği karar, Türkiye’de sosyal medya platformlarının yargı kararlarına karşı konumunu etkileyecek ve siyasi iletişim stratejilerini şekillendirecek. Demokrasilerde ifade özgürlüğünün korunması, hukuki süreçlerin şeffaflığına bağlıdır. Bu nedenle, X’in itirazının bağımsız bir yargı tarafından titizlikle değerlendirilmesi, hem hukukun üstünlüğü hem de temel hakların korunması açısından büyük önem taşımaktadır.